Divan Şiirinden Beyitler-12

Şeb-i yeldayı müneccimle muvakkit ne bilir

Mübtela-yı gama sor kim geceler kaç saat (Şeyhülislam Yahya)

 

Şeb-i yelda yılın en uzun gecesi olan 21 Aralık’dır. Şair en uzun geceyi bu işin erbabı olmasına karşın müneccim de muvakkit de bilmez diyor. Elbette mübtela-yı gam yani gamdan müptela olmuş kişi bilebilir. Söz konusu gam aşığın yarattığı gamdır. Aşık için gece seslerin susması, bütün yüzlerin görünmez olmasıyla birlikte gam saatinin de başlangıcıdır.

 

 

 

 

 

 

Kaynak: 99 Beyit Divan Şiirinden beyitler ve çözümlemeleri (CAN Yayınları)

Divan Şiirinden Beyitler-11

Leb zikirde amma ki gönül fikr-i cihanda

Kaldı arada sübha-i mercan mütereddit (Nabi)

Divan şiirinde hikemi tarz diye adlandırılan şiir tarzının kurucusudur Nabi. Bu beyitte, dinin hükümlerini uygulamak, dünyanın maddi varlığından el etek çekmekle dünya nimetlerinin cazibesi karşısında güçsüz kalmak çatışması dile getirilmiştir. İnsan hem ruhunun eteğini bu dünyanın yükünden kurtarmak ister hem de o dünya öylesine parlak ve göz alıcıdır ki kendini oradan koparmak için uğraşır. Dudaklar Allah’ın adını tekrarlamakta, zikretmekte, ama gönül dünya düşüncesinde, dünya işlerinde. Mercan tesbih ise bu ikilemde mütereddit kaldı diyor. Şairin yarattığı imge şu; Elinde tesbih, Allah’ı anarak kendini bu dünyadan soyutlamaya çalışırken, bir taraftan da bu dünyaya kayıp duran gönlünü zapt etme savaşı veren derviş hüzünlü bir insan.

 

 

 

 

 

 

 

Kaynak: 99 Beyit Divan Şiirinden beyitler ve çözümlemeleri (CAN Yayınları)

Divan Şiirinden Beyitler-10

Dilde gam var şimdilik lütfeyle gelme ey sürur

Olamaz bir hanede mihman mihman üstüne (Rasih)

Duygular gelip geçici ve değişken olduklarından misafire; gönül kişinin sığınağı, kendini bulduğu, kendine geldiği kabuğu olduğundan haneye benzetilmiştir. Sevinç gelecek ve gam gidecektir; şiirdeki kişinin sevinci istememesi, gamın gitmesini de istememesindendir. Aşık öznenin/şiirde konuşan kişinin gönlü gam ile olgunlaşacağından; gam içindeyken sevilene yakın olacağından sevincin bunu zedelemesini; yok etmesini de istemez.

Tasavvufi açıdan yaklaşıldığında ise, beyitte söz konusu edilen durum, ruh hali, ‘terk-i dünya’ safhasından terk-i terk safhasına geçememişlik olarak da yorumlanabilir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kaynak: 99 Beyit Divan Şiirinden beyitler ve çözümlemeleri (CAN Yayınları)

 

Previous Older Entries Next Newer Entries

Bu blogu takip etmek ve yeni gönderilerle ilgili bildirimleri e-postayla almak için e-posta adresinizi girin.

Diğer 246 takipçiye katılın

KATEGORİLER