ASLA ERTELEME

Dilimizde “Erteleme Hastalığı” olarak geçen “Procrastination” aslında bir hastalık değil, semptomdur.‘Erteleme hastalığı’ şuanda yapmamız gerektiğine inandığımız şeyleri gelecekteki halimize paslamamız demektir. Ertelemek, gelecekten borç almaktır. Bu durum her insanda bulunsa da ciddiyeti kişinin iradesine göre değişir.

images (1)

Öncelikle erteleme sorununun temelini ve kafamızda neler döndüğünü anlayalım. Yaptığımız her anksiyonun sonunda bir ödül vardır. Aksiyonlarımızı da aslında farkında olmadan ödüle ulaşmak için yaparız. İşleri ertelememizin en büyük nedenlerinden biri ise yaptığımız iş ile aldığımız ödül arasındaki zaman farkıdır. Örneğin; susadığımız zaman su içmemiz anında susuzluğumuzu giderir. Yazın kavurucu sıcağında terleyip duşa girdikten sonra hemen rahatlarız. Vücudumuz etki-tepki ve bu ödül sistemi üzerine gelişmiştir. Kilo vermek için spor salonuna yazıldığımızı farz edelim. Spora gittiğimiz günler esas ödül beklentimiz kilo vermek olacaktır. Spora giden insanların sürekli tartılması anlık ödüller bekledikleri içindir. Birkaç gün spora gidip hiçbir değişiklik görmeyenlerin spora devam etmesinin zorluğu da bu yüzdendir.

images

Bir işe başlamak için motivasyonunuzun gelmesini bekliyorsanız bu durumun çölde durduğunuz yerde suyun size gelmesini beklemenizden hiçbir farkı yok. Çölde suya ulaşmak istiyorsanız önce yürümeye başlamalısınız ve motive olmak içinde zaman kaybetmeden işe koyulmanız gerek.

379671-3-4-d27c9

Ertelemenin önemli nedenlerinden biri: Mükemmeliyetçiliktir! Mükemmeliyetçi düşünme, daha iyisi olmuyorsa hiç olmasın, en iyisi, en başarılı, en çok kazandıran, en, en en… düşünme yapısı yapacağınız işleri sürekli olarak ertelemenize sebep olur yahut başladığınız projelerinizi yeterince iyi olmadıklarını düşündüğünüz için bitiremeden yarıda bırakabilirsiniz. Aslında birçok erteleyici mükemmeliyetçi olduğunun farkında bile değildir. Mükemmeliyetçi kişiler sürekli yaptıkları/yapacakları işin ne kadar mükemmel olduğunu, dünyada eşi benzeri olmadığını,   kimsenin onun hazırladığı gibi bir projeyi hazırlamadığını, çevrelerindeki insanların onu övdüğünü hayal etme üzerine o kadar yoğunlaşmışlardır ki bu yoğun duygu seli içinde yaptıkları hiçbir şeyi daha işe tam olarak koyulmadan beğenmemeye başlarlar. Ve bu da yolun yarısına bile gelmeden pes etmelerine sebep olur.

D61C6FB8-695C-4CED-BB26-75B4C329D67A

Tim Urban, erteleyicilerinin beyinlerinin diğer insanların beyinlerinden daha farklı olduğuna dair hipotezinden bahsederken iki tür erteleme şeklinin olduğunu söylüyor:” İki beyinde de mantıklı karar vericiler var ancak erteleyicinin beynindeki HAZ  MAYMUNU diye adlandırdığımız sevimli fakat bir o kadar da tehlikeli olan maymun (yaptığın işin sonucunu hemen almak isteyen türler) plan yapmayı sevmiyor ve yapılması gereken bir iş olduğunda dümeni eline alıp: haydi Youtube’a girip Enes Batur ne paylaşmış bir bakalım, instagramdaki arkadaşlarım acaba nerelerde geziyor, bugün Melissa acaba ne giymiş..  diyerek sosyal medyada saatlerini harcadığını fark edip tam yapması gereken işe koyulacakken henüz on dakika önce açıp baktığı buzdolabına acaba yeni bir şeyler var mı düşüncesiyle tekrar gidip bakabiliyor. İşte bu şekilde haz maymunu bizi kandırıyor ve yapacağımız işi tekrar tekrar ertelememize sebep oluyor. Ve bir bakmışız ki gün bitmiş oluyor.

Haz maymununun önemsediği iki şey var: rahatlık ve eğlence. Hayvanlar aleminde yaşıyorsanız bu güzeldir, evet, ormanların kralı aslan gibi akşama kadar bir ağacın gölgesinde dinlenebilir, acıktığınızda avlanabilirsiniz. Kimse bir aslandan fizibilite raporu çıkarmasını, yazmakta olduğu makalesini ertesi güne kadar bitirmesini, bütçe hesabı yapmasını beklemez.

Yapmamız gerekenler varken, sorumluluklarımız olduğu halde hiçbir şey yapmadan eğlenerek zaman harcamak aslında gerçek bir eğlence değildir çünkü hak edilmemiştir. Ortam suçluluk, korku, endişe, kendinden nefret etme gibi bütün o güzel erteleyici duygularıyla doludur. Ve bu yoğun suçluluk duygusu içinde ne geçirdiğimiz boş vakitten yeterince zevk alabiliriz ne de boşa geçen zamanı istediğimiz gibi telafi edebiliriz.

Yeni bir girişimde bulunarak bir kariyer sahibi olmak istiyorsanız bunu biran önce yapın, şartların sizin için ya da size uygun olarak değişmesini beklemeyin çünkü siz işe girişip çok çalışmaya başlayana kadar hiçbir şey gerçekleşmez. Uzun dönemli mutsuzlukların ve pişmanlıkların birçoğunun kaynağı hedefinize ulaşmak için hiçbir adım atmamış olmanızdandır. İnsanların zaman zaman kendi hayatlarında olup bitenleri bir seyirci gibi, başrolünde kendisinin olduğu ama kontrolün kendinde olmadığı, birbirine hızlıca bağlanmış film şeritlerini izler gibi hissetmelerine neden olan şey uzun dönemli ertelemelerdir.  Çoğu zaman yaşadığımız hayalkırıklığı hayallerimizi başaramadığımız için değil, onların peşine düşmeye cesaret edip bir adım atmadığımız için oluyor.

Herkesin erteleme dürtüsüyle savaşmasının kendisince bir yöntemi var. Peki siz yapmanız gerekenleri ertelememek için hayatınızda hangi yöntemleri uyguluyorsunuz?

 

1185313_620x410

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s