GIYBET HASTALIĞI

Sizin de çevrenizde var mı böyle insanlar?..

indir

Evet aynen bu cümleyle başladım satırlara çünkü genelde içimden konuşurum ben, içimi kendi içime döker rahatlarım. Öfkeliysem, yakınımdaki biri canımı sıkıyorsa, varlığı bile benim sinirimi bozmaya yetiyorsa o ortamdan hemen uzaklaşırım. Namaz vakti geldiyse koşa koşa giderim secdeye yok eğer gelmediyse ortama pek de fazla bir şey belli etmeden uzaklaşırım, yalnız kalabileceğim bir yer bulmaya çalışır ve öylece otururum. İçimden kavga ederim yahut hiç tartışmam sadece otururum düşünmemeye yahut başka şeyler düşünmeye çalışarak. Ama ‘beyaz ayıyı düşünme’ deyince insanın daha bir düşünesi gelir ya, benimki de o hesap düşünmeden duramazsam keyifli bir video açarım telefonumdan, bir bakmışım unutulmuş mesele aklımın tatlı kıvrımlarında 🙂 Bunu niye yazdım, bunları yapınca kendimi bir şekilde gıybet etmekten koruyorum. Günaha girmekten kaçınmış oluyorum çünkü biz ne kadar hayatın akışı içinde akşama kadar ‘çok normalmiş gibi’ birilerinin arkasından konuşup dursak da! GIYBET dediğimiz şey çok ÇOK büyük bir günah aslında. Belki çok da dindar değil bu satırları okuyan, ‘banane günahtan’ diyebilir ama ayıp değil mi ya hu? Yanınızda olmayan birinin arkasından onun hoşuna gitmeyecek bir şekilde konuşmak ve bunu sürekli, içini kemirir bir hastalıkmışçasına yapmak.

Ben bu tür insanlarla arama ciddi mesafe koyuyorum, o kadar çok var ki bu tiplerden çevremde. Mesafeleri seviyorum, bazen en yakınınızda duran insanla aranızdaki mesafeyi o kadar arttırırsınız ki yanına yaklaşınca o uzun köprü kırılıp üzerinize düşecekmiş de söylediği sözlerin ağırlığı altında ezilecekmişsiniz gibi gelir.

Bir de şu tarz insanlar var, kendisi dinini yaşamaz, hiçbir vecibeyi yerine getirmez ama başkalarında gördüğü bir yanlışı anlatırda durur. Bugün birisi geldi çalıştığım yere, tanıdığı birinden bahsediyor işte silah satışı yapıyormuş hükümete, silah ithalatı yani, sonra uçağa binmişler başlamış dualara, Allah’ım helal kazanç nasip et, Allah’ım sen bizi koru, diye ettiği dualardan bahsediyo eleştirerek. Neymiş silah ticareti yaptığı için bunlardan bahsedemezmiş, iyi de herkes kendi imanı boyutunda yaşıyor dinini, o adam kaçak silah satışı yapmıyor, silahı düşmana satmıyor, ee herkes bize silahla saldırdığında biz kılıçla mı cevap verelim? O adamı tanımam etmem, savunmam adamı savunmak amaçlı değil. Herkese karşı eleştirel bakan insan türüne gıcığım ben. Evet kelime tam olarak bu: GICIK OLMAK. Edebiyatım daha iyi olsaydı da daha güzel bir şekilde ifade edebilseydim kendimi keşke.

Mesela diyor ki, her cuma namazını kılar ama keşke şu alkolü de içmese. Be kardeşim sen beş vakit namazını kılıyo musun? Hayır.

Ramazanda iç ki mi içiyosuun? ne kadar günah ben asla Ramazan ayında içmem,

neden? İçki sadece Ramazan’da mı günah kardeşim? Diğer aylarda Rabbim’den bir onay var da içenler mi duymadı? Kendisi sadece Ramazan ayında içmez sadece teravih namazına gider ama bir anda dindar kesilir herkesi eleştirmeye başlar. Yapmayın böyle şeyler kardeşler, dostlar. Yapmayın. Din belli, kitap belli, kaideler belli. Bırakın herkes yapabildiği kadarını yapsın, kimseyi dinden soğutmayın, kendinizle böbürlenip TAKVA’dan uzaklaşmayın. Çünkü Allahu Teala buyuruyor: “…(Ey mü’minler! Âhiret için) azık edinin! Bilin ki azığın en hayırlısı, takvâ azığıdır. Ey akıl sahipleri! Bana karşı takvâ sahibi olun!” (el-Bakara, 197)

Şimdi herkes konuştuklarını bir deftere dökülmüş gibi önüne açsın koysun, vicdanını da alsın yanına ve günde kaç dakika, saat başkalarının arkasından konuştuğunun hesabını yapsın.

Aman demeyin, yok ben sadece yorum yapıyorum, ne olur yani yüzüne de söylerim,tek böyle düşünen ben değilim ki, herkes aynı fikirde vs. gibi söylemler uzar gider.

Ben noktayı koymadan önce GIYBET’in tanımını yapayım :

Gıybet”, birisinin aleyhinde konuşmak demektir. Kişi konuştuğumuz şeyi duyduğunda, şayet küsüp darılıyorsa o konuştuğumuz şey kesinlikle gıybettir ve caiz değildir. Eğer söylediği doğru ise dedik ya ZATEN GIYBETTİR, eğer yalansa hem GIYBET; hem İFTİRADIR, iki kez günahtır.

“Namuslu ve habersiz (suçsuz) mü’min kadınlara iftira atanlar, dünya ve ahirette lanetlenmişlerdir. Onlar için büyük bir azap vardır.” (Nur, 24/23)

Yazılacak şeyler çok ama benim hanemde biriktirdiklerim bugünlük bu kadar. Selam ve dua ile…

 

img_590ee0b38ef87_1494147251

3 comments

  1. Hüccet’ül İslam İmam Gazzali’nin – Dil Belası adlı eserini muhakkak okumalıyız.
    Bu eseri okuyup idrak eden Lal olsa gerektir.. Günümüz insanın en fazla müptela olduğu yersiz,
    gereksiz ve ölçüsüz konuşma hastalığına kesin ilaç olacak bir kitap..
    “Allaha ve Ahiret gününe iman eden ya hayır söylesin ya sussun” emriyle amel etmek temennisiyle…

    • Dün bu mesajınızı gördüğümde kütüphanedeydim hangi kitabı alsam diye bakınıyordum mesajı okuyunca tevafuk oldu dedim ve bulup ödünç aldım hemen kitabı okumaya başladım.. aynı zamanda da merakla beklediğim Jules Payot’un İrade Terbiyesi kitabım kargodan geldi şuan onu da okuyorum ve bende size onu tavsiye ederim.

      • Tebrik ediyorum kitap okuma konusundaki gayretinizi ve tavsiyeleri dikkate almanızı. Bende tavsiye ettiğiniz kitabı en kısa sürede sipariş edip okuyacağım ve sayfamda da ilgili kitap alıntılarından paylaşımda bulunacağım.. Teşekkür ederim.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s