Bir Sevda Masalı-ÇALIKUŞU


Birkac ay once,hamileligimin son ayında Calıkuşu dizisine kaptırdım kendimi.. Eskiden hic tv izlemezdim ama dönem dizileri olunca bi ayrı keyif alıyorum.. Sanki o dönemleri gormusum, yaşamışım gibi..

Çalıkuşu kitabını ilk kez okuduğumda ortaokuldaydım, çok etkilemişti beni roman. Sonra lisede tekrar okudum, üniversitede ve son olarakda 3 sene önce evlendiğim sene okudum=) Neden? Bu kitap beni neden kendine bu derece çekip durdu? Aşk pektabiki.. Ilk aşk.. Birlikte büyümüş, çocukluk hatıraları biriktirmiş kuzenlerin aşkı.. Simdilerde kuzen deyince garip kaçıyor ama eskiden çok doğaldı kuzenle evlenmek ki hala ornekleri çok.. 

Calikusu ilk basıldığı zaman öyle çok ses getirmiş ki sırf bu romanı okuyabilmek için okuma yazma ogrenenler olmuş. Düşünsenize bir roman yazıyorsunuz ve insanlar sırf sizin yazdığınız romani okumak icin okuma yazma öğreniyorlar.. Müspet bir ailede büyütülmedigimi, ben cocukken Ramazanda ailemin ZAMAN ZAMAN oruç tuttuğunu yazmıştım sanırım.. Eh hâl boyle olunca bende sabur sabahlarını Kuran okumak icin beklemiyordum maalesef ki.. O zamanlar sahur vakitlerinde (ben ortaokuldayken) başrollerinde Aydan Şener ve Kenan Kalav’ın oynadığı Çalıkuşu dizisini yayınlarlardı. bende sırf o diziyi izlemek icin sahur vakti ayakta olurdum.. Bu arada bahsettigim yıllar 1998 ve 2000lerin başı olsa gerek.. Ne heyecanla beklerdim bu diziyi.. Bu calikusu romaninda da dizisinde de bu kadar ne buldum bilmem.. Aşk işte.. Ama o eski türkçe yok mu.. O kelimeler.. O duygu yoğunluğunu sonuna kadar hissettiren cümleler..

“Yüzüne bakmamak ne ispat eder, rica ederim, dedim; sevmediğimi mi? Ne delilik!.. Bilakis ben bu çocuğu o kadar çok seviyorum ki!…”

“Saklamaya çalışma nafile, sevda çocuk gözlerinde uyku gibi akıyor”

“Insan birini sevmek felaketine uğradımı esir gibi birşey oluyor”

Bende Çalıkuşu romanının yeri ayrıdır.. Bu romanı hâla okumamış beyler LUTFEN OKUYUN, ne var yani birgüncük Kâmran gibi sevin yârinizi, can şenliğim diyin, içimin gülen yüzü deyin, seni sevmek başıma gelen en güzel şeydi diyin, tutun ellerinden bi ellerine bakın, avcunun içindeki her cizgiyi ezberleyin, satır aralarına sıkıştırmayın, oturun sevda yüklü bi roman yazın. Belki bi Çalıkuşu olmaz ama en azından bir hatıra olur torunlarınıza.. 

Bi duygusallaştım mı ne.. Hadi bi ıhlamur içeyim, sevdiceğinin ıhlamurunu/çayını hâla kaç şekerli içtiğini bilmeyenler varsa bana kimse sevgiden söz etmesin! 

Bu yazı da birbirine geç kalmayanlara gelsin=)

Ataturk Havalimanında Patlama

Selamunaleykum kardeşlerim,

Ülke olarak maalesef cok kotu gunler geciriyoruz.. Dün geceki havalimanı saldırısından sonra biryanda mide yanması bir yanda baş ağrısı uyutmadılar anlaşmışcasına.. Ben coookk uzun zamandır haber izlemiyorum, olmuyor, yapamıyorum, ruhum kaldırmıyor, vicdanım kaldırmıyor, ağır geliyor bazı yükler.. Biz de ailece o havalimanını kullanıyoruz, yakın arkadaşlarımda öyle..

Son belirlemelere göre 36 kisi hayatını kaybetmis 147 kişi de yaralı.. Hayatını kaybedenlere Allahtan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum.. Rabbim bu mübarek günlerde bu zulmü yapanların belasını versin! Rabbim El kahhâr ismiyle kahru perişan eylesin inşâllah!

Sevdiceklerim

Ne zamandır ciceklerimle, agaclarimla ilgilenemiyorum. Anne olunca çiçekmis agaçmış sevmezsin uğraşasında gelmez hepsinden kurtulmak istersin diyenlere sesleniyorum: Oğlum 4.5 aylık oldu ama ben hala çiçeklerimi coookkk seviyorummm.. Keske ilgilenecek daha cok vaktim olsada biraz daha cogaltabilsem balkondaki ağaç sayısını=) 

Biraz meczup oldugumdan mütevellit ağaçlarımı budamayı sanki onların canı yanacakmış, bir parçaları eksilecekmis gibi düşündüğümden yapamıyordum.. Taa ki sessiz çığlıklarını duyana kadar.. Bir ağacın sessiz çığlığı nasıl mı olur, sacma sapan yerlerden cikan dallar uzaaarda uzarr, yapraklar bicimsiz hallerini alır, kuruyan dallar adeta fosillesmeye başlar… Bu boyle uzaar gider siz en iyisi benim gibi yapmayın ve bahara girince biguzel budayın ağaçlarınızı. Suanda balkonumda 2 limon agacım, 1 erik ağacım, 1 armut ağacım, 1 kumkat ağacım birde melissa var =) 2 saksıda da domates ektim filizlenmelerini bekliyorum.. Kendi çapımda küçük bi bahçe yaptım ışte.. Bebegim olmadan once daha cok ilgilenebiliyordum ama artik sulamaya bile zor vakit buluyorum.. En son 1 ay once saksılarını degistirdim birazda gubre vereyim dedim ama maalesef gubreleri karistirinca yapraklarim hep döküldü bi garip hallendi agaçcıklarım.. Keske bitkielerden anlayan bi arkadaşım olsaydı en azından şu cancağızlarıma ne yapmam gerektiğini bilebilirdim..

Iste az once budadığım ağaçlarım..

Kumkat melissa ve armut ağacım

Ilk aldığımda 2 armut vardı ama bakımsızlıktan armutlar büyümediği gibi birinide kaybettik =( düdük gibi kalmış bitaneside=))

EV-LENMEDEN ÖNCE ERIK AĞACIM

EV-LENDIKTEN SONRA ERİK AĞACIM

Bu ağacı ilk gördüğüm zaman vurulmuştum adeta.. Tam tefekkürlük.. Saatlerce kendine baktırmıştı hayran hayran.. Şimdiyse bu halde.. Uzerine boya sıçramıştı ondan sonra böyle oldu..

Çocukluğumda ağaçlardan toplardim meyveleri, en çok yesil eriği birde yeşil elmayı severdim ben.. Şimdi elmalarda eriklerde hep bi dertli.. ÷)

Previous Older Entries

Bu blogu takip etmek ve yeni gönderilerle ilgili bildirimleri e-postayla almak için e-posta adresinizi girin.

Diğer 259 takipçiye katılın

KATEGORİLER