Son Yangın

Geç mi tanıştım ben seninle şairim? Birkaç gün önce instagramda okudum siirlerini, bu dizeleri, şiirlerini bu kadar geç okuduğum için üzüldüm, benden once okuyanları kıskandım, sanki bundan sonra gideceğim her yere geç kalacakmisim gibi hissettim..
Sen en iyisi bi ıhlamur getir de ruhumuz demlensin şairim…

image

Son Yangın

Benim değil o eski ateş semazenleri 
Şimdi viraneleri ağlatıyor tenleri 
Dalgın ırmaklarını kuruttum acıların 
Rengi değişti sevda ikliminin, suların 
Geçmişini arayan o divane köprüler 
kşamın kollarında yıkıldı birer birer 
Yağmuru anlamayan bulutlar benim değil 
Günbatımına mahkûm umutlar benim değil 

Âşikâr olmuş meğer tende can, canda cânan 
Bende yanan nûrudur, nûrumdur onda yanan 
Şimdi doruklardayım, ne yoksulum, ne yetim 
Şu incecik kalbimdir varlığına hüccetim 
Nice serv-i kâmet ki, kuru bir yaprak imiş 
Meğer ruhum savrulan bir avuç toprak imiş 
Benim değil o hülya, hânende, siyah ışık 
Benim değil o saray, şehriyâr, o karmaşık 
Ölümü gezginlere bağışlayan şahmaran 
Benim değil o sahra, fırtınalar, kum ve kan 
Aklı bile çaresiz koyan mağrur pençeli 
Benim değil o mühür sevdalısı, o deli 
Perdeler indi zaman perisinin yüzüne 
Gecesini bağladım ağlayan gündüzüne 

Duymadığım seslerle uçuyor şimdi kuşlar 
Ellerimden tutuyor sıra dağlar ve taşlar 
Son bir titreyiş kaldı karanlıkta, uyanmak 
Kül olmadan vuslatın kapısına dayanmak 
Belki bir yol bulunur kırılan aynalarda 
Bahçıvan handân olur bu ebedî baharda 
Dumanlı ayinleri bitti evin, sokağın 
Geldiğini söylüyor hayat yeni bir çağın 
Yeni bir sonsuzluğa açılan pencereler 
Söyleyin, o mihrimah muammadan ne haber 
Ey eski çığlıklarım ne haber, nerdesiniz 
Şimdi yalnızlığa mı gömülüyor sesiniz 
Yıkıldı zindanlarım, dehlizlerim, mahzenim 
Güllerim son yangında açıyor şimdi benim 

Son yangın, kâinatın her yerinden duyulan 
Son yangın, ceylanların gözlerinden yayılan 
Son yangın kâh bembeyaz, kâh kırmızı bir rüya 
Son yangın gölgesini bırakıyor uykuya 
Söz, incinin mercanla buluştuğu derinlik 
Yürek bir tahtırevan, sessizlik ve serinlik 
Kalem son limanıdır deniz fenerlerinin 
Nilüferler büyümüş içinde her birinin 
Ben Nuh’un gemisiyim; o bir tufan güneşi 
İki meftûn pervane ağlatıyor dervişi 
Hayal, melekler kadar ıraktadır ve yakın 
Zülüfleri tutuştu bu yangında firâkın 
Bu yangın dokunuyor derine, hep derine 
Bu yangında yürüyor yolcular kaderine 

Öğün ey aşk masalı okuyan tarih, öğün 
Salıncaklarında ay benimdir şimdi göğün 
Benimdir arzdan arşa tebessümle yükselen 
O terennüm, o dua, yed-i beyzâdan gelen 
Rüzgâr benim, ölümsüz karanfiller benimdir 
O esrarlı ülkeler, nazlı iller benimdir 
Küheylan alev alev bir menzîle koşuyor 
Bu son yangını şimdi kâinat konuşuyor

                                       Nurullah Genç

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Bu blogu takip etmek ve yeni gönderilerle ilgili bildirimleri e-postayla almak için e-posta adresinizi girin.

Diğer 259 takipçiye katılın

KATEGORİLER

%d blogcu bunu beğendi: