Habbetü’l Kalb

Çok beğendiğim bir yazıyı paylaşmadan edemeyeceğim, yazıyı kaynağından okumak isterseniz   https://ismailhakkialtuntas.com/

HABBETÜ’L-KALB: Arapça, kalbin habbesi, tanesi,

Habbetü’l-Hadrâ: Yeşil habbe:

Habbetü’s-Sevdâ: Siyah habbe.

Burası kalbin en değerli yeridir. Burada siyah bir nokta vardır. Canın canı, sevenin cananı buradadır. O nokta, yoğun bir damla kandan ibarettir. Adına ‘Süveyda’ yahut ‘sevda’ derler. Siyaha çalan rengi yüzündendir bu isim. Çünkü sevda, kara talih içinde, o kara kan damlasında büyür. Bütün tecelli denizleri, bütün aşk fırtınaları, işte o bir damla kanda dalgalanıp çırpınır. Aşırı sevgi bu damlayı tahrip edip dağıtırsa, parçaları bütün vücuda dağılır. Aşk işte bu dağılmanın adıdır ve dağılırsa aşık artık ne yaptığını bilmez olur..

Süveyda: (Sevad‐ül kalb, Sevda‐ül kalb)

Kalbin ortasında varlığı kabul edilen siyah nokta. Kalbdeki gizli günah. Buna Habbet‐ül kalb, Esved‐ül kalb de denir. Kalbdeki basiret mahalli diye bilinir. Eskiden bir kısım muhakkikler, kalbin mezkur mahalline; Mahall‐i ulum‐u diniyye demişler. Ekseriyyetle mahall‐i idrak ve basiret olarak Kabul edilir.

Bir kısım alimler de “Kalbin dahili olan akıldan ibarettir” demişler. (Kamus) Kalbdeki bu mezkûr nokta: Kafirler ve Allah Teala’ya isyan edenler için şekavet ve günah, mü’minler için ise: Basiret ve idrak mahalli olarak bilinir…

Süveyda; Kalbin ortasında olduğu düşünülen siyah benektir. İnanışa göre kalbin içinde gönül, gönlün içinde süveyda bulunur. Bu siyah benek en üstün anlayış noktasıdır. Allah Teala ve onun tecellisi olan kainatı anlayan süveydadır. İlahi aşk burada tecelli eder. Süveydada gizli olan delilik, yaniaşı yarasıdır. Yara kalbin içinde gizli olunca ona merhemin etki etmeyeceği doğaldır. Çünkü merhem üstten sürülür. Ayrıca aşk yarası merhemle, ilaçla iyileştirilemez. Kaldı ki, elmas sert bir maddedir. Elmas zerresi karıştırılmış merhem yarayı büsbütün azdırır…

GAZEL

Derman arardım derdime derdim bana derman imiş
Burhan sorardım aslıma aslım bana burhan imiş

Sağ u solu gözler idim dost yüzünü görsem deyu
Ben taşrada arar idim ol can içinde can imiş

Öyle sanırdım ayriyem,dost gayridir ben gayriyem
Benden görüp işideni bildim ki ol canan imiş

Savm u salat u haccile sanma biter zahid işin
İnsan-ı Kamil olmağa lazım olan irfan imiş

Kanden gelir yolun senin ya kande varır menzilin
Nerden gelip gittiğini anlamayan hayvan imiş

Mürşid gerektir bildire Hakkı sana hakkel-yakin
Mürşidi olmayanların bildikleri güman imiş

İşit Niyazi’nin sözün bir nesne örtmez Hak yüzün
Hak’tan ayan bir nesne yok gözsüzlere pünhan imiş

Niyazi Mısri

Kaynak; Niyazi-i Mısri (k.s) Divan-ı İlahiyat – Açıklaması Cilt-1-İhramcızade Hacı İsmail Hakkı ALTUNTAŞ

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s