Hamilelik Günlüğüm

Hamileliğimin başında hiç düşünmedim hafta hafta gebeliğim ile ilgili izlenimlerimi yazmayı, ama 30. haftaya geldiğim şu günlerde en azından kendimle ilgili bazı gözlemleri yazmak istiyorum. Belki birilerinin işine yarayan bilgiler olur, belki Allah nasip ederse 2.hamileliğimde kendi kendime hatırlatma olur diye.

Biz 3 yıldır evliyiz, ben ergenlik döneminden beri doktorların hep çocuğun olmayabilir ya da tedavi gerekebilir cümlesiyle bu düşünceye kendimi alıştıra alıştıra büyüdüm o yüzden evlendiğim zaman çocuğum olmama ya da tedaviyle olma ihtimalini hep biliyordum bu yüzden hep evlatlık hayali kurdum. Hani herkes çocuğunun olduğunu, hamileliğini, doğum yaptığını hayal eder ya ben hep acaba hangi şehirden, kaç yaşında bir çocuk yoksa bir bebek mi evlat edinsek diye bunları düşünürdüm. Ama Cenab-ı Hakkın rahmeti geniştir, bunu hiç unutmadım. Araştırdım, surekli doktora gittim derken bu ayda olmazsa aşılama yöntemini deneyelim diyecektim ama çok şükür ki 2015 yılı Ramazan ayının başında hamile olduğumu öğrendim. Aşırı derecede duygusal olduğumdan kendime söz vermiştim, doğmamış bir çocuğa bağlanmayacaktım, heleki 3 ay düşünmeyecektim bile çünkü ilk 3 ay hamilelikleri düşükle sonuçlanan gebeliklerin sayısı çok fazla. Öyle de oldu, neredeyse doğuracağım ama hâla bir çocuğum olacağı fikrine kendimi alıştıramadım =) İlk aylar hep unutuyordum hamile olduğumu, bol bol yüzdüm, kendimi hamileyim diye normalde yaptığım aktivitelerden kısıtlamadım hiç. Bisiklet hariç, bana kalsa bisiklet de sürecektim ki sürsem ilk aylarda bi risk teşkil etmezdi bana göre ama eşim müsaade etmedi.

İlk 3 AY

Hiç mide bulantım olmadı

Hiç aşermedim

Hiç başım dönmedi

Sıradan bildiğimiz adet sancıları tarzında çok hafif sancılarım oldu ara ara, onları da önemsemedim pek

Bel ağrım olmadı

Demir hapı kullanmaya başladım

Yaz mevsimine denk geldiğinden bol bol yüzdüm

Ramazanın ilk haftasında öğrendim hamile olduğumu ve ara vermeden oruç tutmaya devam ettim, tabi doktorum bunu onaylamadı ama ben tuttum. Ben kış boyu çok sık oruç tuttuğum için beni hiç zorlamadı ama bu herkes için böyle olacak diye bir şey yok o yüzden bence siz vücudunuzu dinleyin, iyiyseniz oruç tutun, tabi bol su ,içmeyi de ihmal etmeyin, ben orucu akşam 9 a doğru açmamıza rağmen günlük mutlaka 2 lt su tükettim

İKİNCİ 3 AY – (3-6 AY)

Hiç aşermedim

Başım dönmedi

Tansiyon problemim olmadı

İştahsızım dediğim için doktorun verdiği Elevit vitamini 1 ay kadar kullandım ama birden çok kilo aldığımı görünce bıraktım, bence hiçbir şikayet yokken içilmesine gerek de yok

3 hafta kadar balık yağı kullandım, sonra onu da bıraktım (amaaann eskiden balık yağı haplarımı varmış diyerekten)

Hamilelikten önce hashimato tiroidi hastasıydım ama tiroit değerlerim kendi kendine normale döndüğünden ilaç kullanmıyordum ama 4. ayda TSH’ım 4’e çıkınca (ki hamilelerde bu değer max 2.5. olmalı, yükselikrse bebek için çok riskli) mecburen eutyhrox’a 25 mg yarısını alarak kullanmaya başladım, her ay tahlillerimi düzenli olarak yaptırıyorum, siz de sakın tahlillerinizi ihmal etmeyin

6.aya girdiğim günlerde tam kuyruk sokumumda batma gibi ağrılarım başladı, ama 1 hafta-10 günden fazla sürmedi (belkide sürmüştür ama çok önemsemediğimden hatırlamıyorum), sırf bunun için doktora gitmedim, klasik rahim büyümesi belirtileridir diyerekten

ÜÇÜNCÜ ÜÇ AY

7.ayda hâla hamile olduğumu unuttuğumdan hiç dinlenmeden çoook fazla ayakta kaldım, kendimi çok yordum ve buna bağlı olduğunu düşündüğüm haffi sancılar yaşadım, bu sancılar beni yürütmedi, otur artık dinlen dediler bana, eh dedim bir doktora gideyim bari… Bu sefer gidişim yerinde olmuş, idrar tahlili yapıldı ve yüksek düzeyde lökosit çıktı, tanı: idrar yolu iltihabı  Bu da klasik hamile hastalıklarındanmış sonradan öğrendim. Nst denilen o sancı ölçer cihaza ilk kez 28. haftada bağlanmış oldum ve makine sancım olduğunu söylüyordu, doktor acıyan gözlerle bakıp erken doğum riskin var aslında seni hastaneye yatırırdım ama bugün cuma burda olsan da seninle ilgilenemeyeceğim, ilaçlarını kullan dedi ve beni gönderdi, birde 10 günlük istirahat yazdı tabi. Artık yatıp dinlenmem gerektiğini anlamıştım ki zaten her adımımda hafif hafif de olsa sancılarım gelmeye başlamıştı. birkaç gün tuvalete gitmek ve yemek yemek dışında hiç ayağa kalkmadım hatta bana en zor geleni 2 gün oturarak namaz kıldım ve gerçekten sağlığım için ne kadar az şükrettiğmi bir kez daha anlamış oldum. Yatağa mahkum olmak o kadar zor ki.. Ben birkaç gün zor dayandım, bir de yıllarca, bir ömür yatanları düşündüm, Rabbimden sabır ve şifa diledim.

Purinol ve monurol tek kullanımlık şase kullandım bu süre içersinde. 5. gün artık ayaklanmaya başlamıştım, tabi artık uzun süre ayakta durmadan ve kendimi yormadan hareket etmeye çalışıyordum. Purinol bitmeden 3 gün önce başka bir hastaneye gittim, orda hem idrar tahlili hem de idrar kültürü yapıldı. Sonuç hala lökosit var ve idrar kültüründe de üreme olduğu yönündeydi, başka bir antibiyotik verdi farklı bir doktor, ama ilaç prospektüsünde hamileler için kullanmak sakıncalıdır mutlaka doktor kontrolünde kullanılmalıdır yazdığı için ilacı kullanmadım, 2 gün sonra devlet hastanesinde tekrar tahlillerimi yaptırdım ve bu sefer idrar tahlili iltihap oranı düşmüş, ph normal idrar kültüründe de üreme yok çıktı, 2 günde nası sonuç değişti iyileştim anlamadım ama zaten kendimi iyi hissettiğim için antibiyotiği kullanmadım, zaten üroloji doktoru da kullanmana gerek yok dedi =)

Bu sıralarda hep sırtımın sağ kısmı ağrıyordu, özellikle akşamları ve yatağa yattığım zaman. Hamileyseniz ya yarı oturur pozisyonda yatmanız gerekiyor ya da sadece solunuza dönerek. Çünkü diğer türlü bebeğe giden oksijen miktarı azalıyormuş. Belinizi biraz yükseltip yatmadığınız ve sırtüstü yattığınız takdirde gece nefes alamayarak uyanma ihtimaliniz yüksek, bana birkaç kez oldu, karabasan mı dedim ama cık cık değil, resmen nefes alamayarak fırlıyorsunuz yataktan, meğer bebek baskı yaptığından kalbe giden damarlardaki kan miktarı mı azalıyormuş neymiş, yani siz siz olun hamileliğin ilerleyen aylarında muhakkak ya solunuza yatın ya da benim gibi üstüste iki yastık koyun ve yarı oturur pozisyonda uyumaya çalışın.

Ben hep soluma yatmama rağmen yattıktan sonra sırtımın sağ kısmı ağrıyıp duruyordu, her zaman yaptığım gibi doktora gitmeden önce internette araştırma yaptım ve aaa sağ böbrekte büyüme! İnternette bütün hamilelerin anlattığı aynı ağrıyı yaşıyormuşum meğer ve ben bunu doktora söylemeyi hep unutuyordum ağrı beni çok rahatsız etmediği için. (Sanırım ağrı eşiğim yüksek, maşallah diyelimm=) Ben resmen sonucu bilerek gittim aslında hastaneye, ürolojiden idrar yolu iltihabı tetkiklerimin yapılmasını istediğim zaman tüm abdomen ultrasonu da istemiştim, 1 hafta sonraya verilen ultrason randevuma girip bol terimli raporu okur okumaz anladımki eveeeett Müjde sağ böbreğinde büyüme var tıpkı  tahmin ettiğin gibi. Tıptaki adıyla hidronefroz. O yüzden çok şaşırmadım, ama doktor öyle acıyarak gözlerime baktı ve, evet bu sende çok ağrı yapabilir, stent takılması lazım ama stent de erken doğuma sebep olduğundan ve bizim hastanemizde kadın doğum servisi bulunmadığından en iyisi üniversiteye gidip stent taktırman dedi, bende bunları zaten bildiğimden stent taktırmayı düşünmüyorum dayanılamayacak bir ağrım yok şuan dedim, o zaman 2 haftada bir gelip böbreğin büyüyüp büyümediğini kontrol etmek için ultrasona girmelisin dedi, tamam dedim çıktım. Eşimi aradım söyledim hemen, vay efendim söylemez olaydım, ne korkak kocam varmış benim, bir panik pür telaş.. İzmire gidelim, İstanbula gidelim, araştıralım, en iyi hastane neresiyse oraya gidelim.. Gerekirse ben sana böbreğimi veririm demeler, ölmeden mezara soktu yani … Beni hastaneden almaya geldi, gözleri dolmuş, bakarken resmen son günlerini yaşayan bir hastaymışım gibi bakıyor, bakmakla kalmıyor öyle davranıyor bide, ya dedim bi dur beni de ağlatacaksın =)) Yok beni de ağlatacaksın kısmını söylemedim tamam, ben tamamen sağlık konusunda soğukkanlılığımı koruyabilen bir mizaca sahibim, tetkiklerimi yaptıtırım ama teşhisleri çok önemsemem çünkü her şey Allah’ın takdiriyle olur, çekecek acımız varsa bu dünyada çekelim, ahirete bırakmayalım günahlarımızın cezasını inşaallah. Birde biz ne yaparsak yapalım ecel mukadderdir tegayyür etmeeeeezzz…

31. Haftamın içindeyim şuan, iki haftadır yayınlayamadığım bu yazıyı her zamanki gibi düzeltmesiz yayınlıyorum, ben hamileliğim süresince hamile bloggerların kendi hamilelikleriyle ilgili yorumlarından çok faydalandım, belki benimde birilerine faydam dokunur. Bu yazı muhtemelen erkeklerin ilgisini çekmeyecektir ama olur da sonuna kadar okuyan erkek kardeşlerim abilerim olursa eğer lütfen ve lütfen hamilelik süresince eşlerini el üstünde tutsunlar, çoook hassas olabileceklerini unutmasınlar, çoook ağrı çekselerde sizi yarın işbaşı yapacağınızdan dolayı uyandırmayacaklarını, belki ağrılarını söylemeyeceklerini bile unutmasınlar. kadınlar güçlüdür, küçücük bir ağrıyla sızıyla vaveyla etmeyiz biz 😉

Bu arada böbrek ağrılarım 3 gün geçti, bir şey yaptım hiiççç ağrımadı, o yaptığım şeyle mi ilgili bilmiyorum, ama ben kendi bildiğim yoldan devam edicem, ağrılarıma faydası olduğunu düşünüyorum, haftaya yine bir böbrek kontrolü var, eğer doğuma kadar büyüme olmazsa yazarım gene.. Ama siz yine de doktorunuzu dinleyin beni değil =) Sonuçta kendi vücudunu herkes kendisi daha iyi bilir.. Böbreğimi seveyim e mi =)))

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Bu blogu takip etmek ve yeni gönderilerle ilgili bildirimleri e-postayla almak için e-posta adresinizi girin.

Diğer 246 takipçiye katılın

KATEGORİLER

%d blogcu bunu beğendi: