Sen Doğru Ol, Eğri Bulur Belasını

Bir padişah varmış. Bir akıllı dervişi kendisine fikir hocası olarak tutmuş. Her gün belli saatlerde yanına alır,konuşurmuş. Derviş de her konuşma sonunda: ‘Padişahım sen doğru ol, eğri bulur belasını’, dermiş. Padişah da dervişe hergün bir altın verirmiş. Derviş de evine giderken, saray çıkışında bekleyen dilenci bir köre o altını verirmiş. Uzun süre bu böyle devam etmiş. Mizacı ve zihniyeti bozuk olan dilenci kör, bu altını bu dervişten alacağıma, dervişi kovdurur padişahın kendisinden alırım, diye düşünmüş. Bir yolunu bulup padişaha çıkmış, ‘Efendim’, demiş: ‘Bu derviş seni beğenmiyor, senin aleyhinde bulunuyor, hatta ağzının koktuğunu söylüyor. Bir dahaki konuşmaya ağzı ve burnu kapalı olarak yanınıza gelecek.’ Bunu diyen kör sonra dervişi bulup ona da şöyle diyor:’ Padişah senin ağzının koktuğunu söylüyor. Yarınki görüşmeye burnunu ve ağzını bağlayarak git.’ Her şey körün planı üzerine gelişiyor. Padişah, görüşme sonucunda, Dervişe altın yerine , içine idamını emredip yazdığı bir zarf veriyor. ‘Bunu hazineme götür, ücretini oradan alırsın,’ diyor. Derviş huzurdan ayrılıyor. Sarayın dışında bekleyen körün yanına varıyor. Kör, durumu soruyor o da aynen aktarıyor. Kör: ‘Herhalde pusulada büyük para veya mücevherat verilmesi emrediliyor. Çünkü adam hazineye havale edilmiştir, diye düşünüyor. O, mektubun da kendisine verilmesini istiyor. Dünyada gözü olmayan derviş, mektubu hemen veriyor. Kör, hazineye gidiyor, yazıyı veriyor ve başı uçuyor.

Ertesi gün padişah, mutat vakitte dervişi huzurunda görünce şaşırıyor. Durumu soruyor. Bunun üzerine her ikiside olayları anlatıyorlar. Derviş o günki son sözünü yine söylüyor: ‘Padişahım, sen doğru ol, eğri bulur belasını.’

ISLAMI1-300x225 b-159079-sukretmek4

Böyledir işte insanoğlu azizim,  bu hikayede hem daima fazlasını isteyen hem aza kanaat eden, hem mevki/konum olarak çok daha yükseklerde olmasına rağmen emri altındakinin nasihatlarını dinleyen, mütevazi de var, alçakgönüllü de, bonkör de, açgözlüde, kanaatkârda… Böyle değil miyiz zaten zaman zaman hepimiz.. Azla yetineceğimize şeytana uyup hep daha fazlasını isteyen nefsimize uyuyoruz kimi zaman, nefsimiz daima fazlasını istiyor ev hiçbir zaman tatmin olmayan nefs de asla mutluluğu tadamıyor, hep bir eksiklik.. Öyle eksiğiz ki.. Öyle uzaklaşmışız ki Rabbimizden.. Ne zaman Kuran okusam sanki uçmaya çalışan ruhuma sakın gitme dur diye tutup bırakmayan bedenimin çatışmasını hissediyorum. Daha zamanı var, der gibi. Hep diyorum ki yarım saatlik Kuran ziyafeti gönlüme böyle tesir ediyorsa, 24 saat hiç durmadan dinlesem kimbilir ne halde olurdum 🙂

İnsanlarda hep dikkat ediyorum, çevrelerindekilerin olumsuz özelliklerinden bahsetmeye çok meraklılar. Sanırım psikolojide bu herkes benden kötü, onlar ne kadar kötü özelliklere sahip olurlarsa ben onlardan daha iyiyim, demek gibi bir şey oluyor. Dünya malı sevgisi her şeyin önüne geçmiş birisine kanaatkar olmaktan bahsedecek oluyorsunuz, vayy efendim şu partinin lideri onu çalmış bunu çırpmış, vay komşunun oğlu x kişisini dolandırmış, biz küçücük yalan söylemişiz ne olmuş yani! BAK BAK BAK! Ah be kardeşim o küçücük yalan dediğin şeyin o kadar büyük bir günah olduğunu bilseydin, dünyada belkide son günlerini geçiriyor olduğunu bilseydin, yine de yaptığıma değer diyebilecek miydin?

Ya Rab!… Düşmanlarımızı ıslah eyle!… ıslah olmazlarsa kahhar ismi şerifinle kahru perişan eyle!… üzerimize kurdukları tuzakları kendi başlarına makus eyle!…

Ey Allahım!… Bütün muhtaç kardeşlerimize, fakir ve yardım isteyen kardeşlerimize yardımlarını ihsan eyle!… Bütün mazlumları, zulümden koruyarak muhafaza buyur!… Ya Rab!… Bizler ancak ama ancak senden yardım istiyoruz.

Ya İlahe’l-Alemin !…  Bizleri kötü ahlaktan, şerden, şerlilerden ve şeytan aleyhil-lane’den koruyarak muhafaza eyle!…

Ya Rab!… Azabından affına iltica ediyoruz, kabul buyur!… Ya Rab!… Bizlere İslami ahlaki ihsan buyur!… Evlatlarımıza güzel ahlak olan İslami ahlaki ikram etmeyi ve öğreterek, uygulamayı nasip eyle!…

Ya Rab!… Bizleri zalimin zulmünden, iftiracının iftirasından, yalancının şerrinden, dedikoducunun ve gıybetçinin şerrinden, riya ve gösterişin kötülüklerinden koruyarak muhafaza eyle!…

AMİN

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Bu blogu takip etmek ve yeni gönderilerle ilgili bildirimleri e-postayla almak için e-posta adresinizi girin.

Diğer 246 takipçiye katılın

KATEGORİLER

%d blogcu bunu beğendi: