Film Tavsiyesi: Taare Zameen Par-HER ÇOCUK ÖZELDİR

Taare Zameen Par (2007) Eng Sub Hindi Movie

Hint filmlerini izleyenler Aamir Khan’ı bilir, ilk izlediğim Aamir Khan filmi ‘3 İdiot’tu. Sonra  PK’yı izledim ve her filmde olduğu gibi bu filmde de adamın oyunculuğuna olan hayranlığım kat kat arttı. Rolün içine o kadar giriyor ki adeta oynamıyor yaşıyor.

Her Çocuk Özeldir; bu filmde adeta sabırsızlıkla Aamir Khan’ın çıkmasını bekledim, ilk 1 saat Aamir Khan ortalarda görünmüyor, zaten film 2 saat 45 dakikalık bir film. Yani kendi açımdan söylemem gerekirse 2 saat 45 dakika oturup durağan bi filmi izleyemem, sonuçta filmde aksiyon yok. Genelde ütülenecekleri biriktiriyorum, ütü masası, ütüm ve sevgili eşimin gömlek koleksiyonunuda alıp başlatıyorum filmimi, ilk 1.5 saat bir yandan ütü bir yandan film güzel gitti doğrusu 😉

Hint yapımı bir film olan Her Çocuk Özeldir filminin orijinal ismi Taare Zameen Par’dır. Film 2007 yapımı. Aamir Khan filmin hem yönetmeni hem de başrolde yer alıyor. İMDB puanı 8.4 yani IMDB en iyi 250 film listesine girmeyi başarmış bir film.

Filmde Ishaan etrafındaki insanlar tarafından küçük görülen bir çocuktur. Yaşıtları gibi sayıları ya da harfleri algılayamamaktadır. Bu sebepten dolayı da geri zekalı ve tembel olarak görülmektedir. Hatta bu durumda ailesi bile ona destek olmamaktadır. Ailesi de onun yetersiz bir çocuk olarak gördüğü için yeterince ilgilenmemektedir. Bir gün ailesi artık Ishaan’dan ve sorunlarından iyice bıkar. Bu yüzden onu yatılı bir okula göndermeye karar verir. Ishaan gittiği yatılı okulda hayatını tamamen değiştirecek olan resim öğretmeni ile tanışır. Yani malumunuz Aamir Khan 🙂 Ve belki de çok kötü olacak olan geleceği tamamen değişir.

Bu film sayesinde çocuklara olan bakış açım değişti ve aileilerin çocuklarıyla ilgili yaptıkları hatalar daha çok gözüme batar oldu. Aslında gerçekten HER ÇOCUK ÖZELDİR, bir çocuk matematik yapamıyor diye aptal muamelesi gördüğü bir ailede büyürse hayatta başarılı olması nasıl beklenebilirki… Kimisi resim yapabiliyor, kimisi çok güzel hikayeler yazıyor ya da kimisi bütün matematik sorularını çözüyor olabilir. Hiçbirimiz mükemmel değiliz, çocuklarımızı kendi istediğimiz gibi değilde onun yetenekleri doğrultusunda yetiştirmeliyiz. Hamile kaldığımdan beri ‘ANNE OLUNCA ASLA BUNLARI ÇOCUĞUNA YAPMA’ listesi oluşturmayı düşünüyordum, bu filmi de izleyince bir an önce o ASLA YAPILMAYACAKLAR listesini hazırlamaya karar verdim, buraya da yazar paylaşırım.

Özellikle ebeveynlere söylüyorum, İZLEYİN İZLETİN…

İYİ SEYİRLEERRR =))

NAMAHREMLE TOKALAŞMAK

İşyerimdeyim, 4.5 aylık hamile olduğumdan mı yoksa gece sadece 4 saat uyuduğumdanmı bilmiyorum öğleden sonra dayanamadım, koydum başımı masaya yine. Eveet yine çünkü hamileliğimin başından beri uyku o kadar ağır bastırıyorki bazen, dayanamıyorum. Yine bir günah çıkarma yazısı, 1.5 seneden fazladır erkeklerle tokalaşmıyordum, ilk başlarda çok zor geldi nefsime, bu hep böyledir, şeytan şaşırtmak için doğru şeyleri hep zorlaştırır zaten, ilk haşema giydiğim zamanda kendimi yerin dibinde hissetmiştim, şimdiyse müthiş özgür hissediyorum, özgür ve güvende. Kapanmak kendini güvende hissetmekmiş meğer.. Evet başım masada uykumun en derinlerindeyken bir anda bir kalabalık grup girdi içeri, biz odada 5 kişi çalışıyoruz, herkes birden ayağa kalkınca bir telaşla gözlerimi ovuşturarak kalktım bende, bayramlaşma merasimiymiş, alt katımızdaki bilim sanayi müdürlüğü çalışanları, 2 senedir ilk kez bayram yaşanıyormuş gibi hiç selam vermeyen insanlar müdürlerinin izinde bayram tebriğine gelmişler, ve biri hariç hepside erkek! Uyku sersemi birisiyle tokalaşmış bulundum sonra sıradan mecburen hepsiyle tokalaşmak zorunda kaldım, sonra haydeee abdest tazelemeye, kendi kendime yaptığım psikolojik baskıdan biraz olsun kurtulmak için secdeye..

Bu konuyla ilgili sorulaslaislamiyet.com sitesindeki yazıyı paylaşmak istiyorum. Ve olurda bu yazımı sonuna kadar okuyan erkek kardeşlerim, abilerim olursa rica ediyorum karşınızdaki bayan tesettürlü olsun olmasın, önce onun elini uzatmasını bekleyin!!! Bu edeptir yaa!!! Nezakettir. Azcık çekinir insan, kimisi şapur şupur yanaktanda öpüyo, ya biraz dikkat etsek hem karşımızdaki incinmez hem de incelik yapmış olursunuz. İlla inançlı olmanız da gerekmez. Zaten hiç anlam veremediğim şey, yabancılar bu konuda çok duyarlı, böyle şeylerde alınganlık yapmazken, nedense bizim ülkemizde, kimliğinde İslam yazan arkadaşlar pek bi alınganlık yapıyolar.

Neyse ben yine çok dolmuşum, en iyisi yazıyı okuyun siz…

Bir erkeğin kendisine nikâhı düşebilen yabancı bir kadınla; bir kadının da baba, kardeş ve amcaları gibi mahremleri sayılan erkeklerin dışında, diğer erkeklerle tokalaşması caiz görülmemektedir. Bu hususta Resul-i Ekrem Efendimizin (a.s.m.) nasıl hareket ettiği bizim için şaşmaz bir ölçü durumundadır. Efendimiz (asv), kendisine bîat için gelen sahabî hanımlara şöyle buyurmuşlardır:

“Ben kadınlarla tokalaşmam. Benim yüz kadına söylediğim söz bir kadına söylediğim söz gibidir.”1

Hz. Âişe Validemiz (r.anha) ise Resulullah’da (a.s.m.) gördüğünü şöyle nakletmektedir:

“Resulullahın (a.s.m.) mübarek eli hiçbir yabancı kadının eline kesinlikle değmedi.”2

Hadislerdeki ölçü bu şekilde belirtilmektedir. Bundan dolayı gerek iş hayatında, gerekse ailevî münasebetlerde ve bazı merasimlerde, erkeğin kendisine yabancı bir kadınla veya bir kadının yabancı bir erkekle tokalaşması hususunda bir ruhsat bulunmamaktadır. Ayrıca bu bir zaruret de değildir.

Yani, “Bu zaruri bir haldir” diye, insan gönül rahatlığı içinde bu yasağı işleme yolunu zorlayamaz. “Zaruret”, ancak insanın “muztar” halde kaldığı, haram olan o şeyi yapmadığı zaman canına, malına ve namusuna bir zarar gelebilecekse ve bu durum da kuvvetli bir ihtimalle tahmin ediliyorsa, ancak o zaman yapılır.

Yoksa her akla gelen sıkıntılı bir hal, her karşılaşılan âcil ve ânî bir durumda “Bu zarurettir” diyerek haram olan bir şeyi yapmak ve tatbik etmek gerekir ki, bu, suistimali netice verir. O zaman her önüne gelen kendi ölçülerine göre bir “zaruret” bahanesi ileri sürer, böylece bütün mahzurlu şeyler mübahlaşıverir.

Halbuki mesele böyle değildir. Zaruret, ancak meşru çerçeve içinde kalmanın imkânsız olduğu hallerde söz konusu olabilir. Bir Müslüman, sosyal münasebetlerine zarar vermeden meşru daire içinde kalabilir, yaşayabilir. Öyle ise, “zaruret, mecburiyet” prensibini hatıra getirerek erkeklerin nâmahrem olan kadınlarla, kadınların da yabancı erkeklerle tokalaşmasının, bugün artık zaruret gerekçesiyle tatbik edilmesinin haklı bir dayanağını bulmak, pek o kadar kolay değildir.

Çünkü, böyle bir zaruret yoktur. İnsan yapmadığı zaman ne canına, ne malına, ne de namusuna bir eksiklik ve zarar gelmez. Çevrenin garip karşılayacağı ihtimalinin, kişinin yabancı kadınla tokalaşmadığı an medenî münasebetlerde bir eksiklik olacağı telâkkilerinin, dikkatleri üzerine çekerek “gerici, yobaz” olarak karşılanmanın haklı sebeplerini bulmak mümkün olmasa gerektir.

Bunlarla birlikte Batıdan gelen bu yanlış âdet ve “görgü kuralı” yaygın bir şekilde yerleşmiş durumda. Bunun için nasıl hareket etmeli? Hem inancımıza bir halel getirmeyip mesuliyetli bir duruma düşmeden; hem de bunun dinen bir mahzur teşkil ettiğini tam olarak bilmeyen muhatabımızı kırmadan, incitmeden nasıl davranmalıyız?

Bir kere siz bu hali bir haram olarak biliyor ve inanıyorsanız, -ki öyledir- o zaman bu mahzurlu duruma düşmemek için bir gayret sarf edecek, onu işlemeye meydan vermeyecek, yerine göre hareket etmeye çalışacaksınız.

Başka bir husus; bir fırsatını bularak muhataba bu durumun dinen haram olduğunu söylersiniz. Zaten onun sizi anlayışla karşılaması, fikir ve inancınıza saygılı olması medenî olmanın bir gereğidir. Siz bu hususta tavrınızı belli ederseniz, ileriki karşılaşmalarda meselenin hallolduğunu veya belli bir mecraya girmiş olduğunu göreceksiniz.

Bununla beraber, şayet kişi kendisini mecbur hissediyorsa, tokalaşmayı bir günah olarak bilir de yaparsa, mesuliyetini peşin olarak kabul etmiş olduğundan yine haram işlemiş sayılır. Fakat “Bunda bir mahzur yoktur” diye düşünürse, haramı helâl olarak görmüş olacağından ağır bir vebal altına girmiş demektir.

Bu arada şunu da hatırlatalım: Kadın şehevânî histen kesilmiş yaşta ihtiyar olursa, onunla musafaha yapmada, elini öpmede bir mahzur yoktur. Çünkü, arada hissî bir mahzur kalmamış bulunmaktadır. Ancak erkek kaç yaşında olursa olsun, isterse seksen-doksan yaşında bulunsun, haramlık devam etmektedir.

Kadınlarla tokalaşmaktan dolayı Hanefi mezhebine göre abdest bozulmaz.

Hayırsız Kız Kulesi

Galata Kulesi Kız Kulesi

Rüyamda Galata Kulesi’ni gördüm

Ağlıyordu sessiz

Duvarları nemlenmiş, taşları soğuktu.

Ben kalabalıktım, kalabalıklar içinde yalnız

Yalnızlığımı gördü

Yalnızlığını gördüm.

Yüzyıllık bir yalnızlıktı onunkisi

Dedimki ‘haydi! birleştirelim kimsesizliğimizi!’

Ben sana tutunurum sende bana

Ben sana sarılırım sende bana

Ben seninle avunurken

Unutursun sen de hayırsız kız kulesini.

Sustu…

O kadar uzun süre sustuki dayanamadım

Kalbim acıdı suskunluğundan, izin ver sarayım yaranı dedim

Suskunluğundan anladım, haydi  eylülden önce gel diyordu

Gittim…

Ben geldiğimde o yoktu

Yüzlerce yıllık devrilmez kule, taş yığınına dönüşmüştü

Hayalleriyle birlikte

Sessiz ve mağrur

Kendine sakladığı hatıralarıyla birlikte öylece bırakmıştı kendini

Taşlarının arasında gömülmek arzusu duyan aşıklar bir bir topladılar parçalarını

Ben gördüm, Kız Kulesi ağlıyordu, çaresiz

Hayırsız Kız Kulesi hepsi senin yüzünden dedim.

Duydu mu bilmiyorum, anladı mı bilmiyorum, sevdi mi bilmiyorum

Ağustos 2015

Bu blogu takip etmek ve yeni gönderilerle ilgili bildirimleri e-postayla almak için e-posta adresinizi girin.

Diğer 246 takipçiye katılın

KATEGORİLER