SURET-İ ZÂHİRDE HAMÛŞUM

Ne manâlar, ne sözler mündemicdir safha-i dilde
Egerçi sûret-i zâhirde hamûşum kitâb-âsa.”   (Nergisî)
(Her ne kadar görünüşte kitab gibi susuyorsamda, (aslında) gönlümde ne manalar, ne sözler var (bir bilseniz…)

Bu dizelerle ifade ediyorum kendimi bu aralar. İnsan yaş geçtikçe daha mı çok suskunlaşıyor? Yoksa bu sadece bendemi böyle.. Gittikçe daha az konuşuyorum, kelimelerim havada asılı kalıyor ve ben artık birkaç kelime bile sarf etmek istemiyorum. Kendimi Allah rızası için toplum içine karışma ve sosyalleşme hususunda zorluyorum. Belki asker çocuğu olduğum için belki de fıtratımdan dolayı; sürekli bir yapılacaklar listesi kafamda. Ama benim yapılacaklar listem öyle ‘akşama x yemeği yapmak ya da pazardan .. almak’ kadar nefse kolay gelen şeyler olmadığından sürekli bir nefs mücadelesi, sürekli bir zaman yarışı ve günlük yapmam gerekenleri yapmayınca da kendime olan öfkemle başa çıkma çabası…
Hayat herkes için bu kadar zor mu? İnsan olmak, sosyal bir varlık olarak insan olmak herkese bu kadar zor mu? Allah’ın mahbubu olma sevdasından oluyor bunlar Müjde, sen sadece dengeyi kendi içinde kurmakta zorlanıyorsun diyorum, geçecek diyorum, Peygamber Efendimiz Hz.Muhammed (sav.) dediği gibi ‘insanın en büyük cihadı nefisle yapılan cihattır‘ diyorum ve susuyorum ve gülüyorum ve konuşuyorum ve arıyorum ve soruyorum ve dinliyorum ve yine susuyorum ve sürekli nefsimle cihat ediyorum =)
 “(O, arkadaşına,) “Üzülme, çünkü Allah bizimle beraber” (diyordu.) (Tevbe Sûresi, 40.ayetten) Yüce Allah doğru söylemiştir”

“(O, arkadaşına,) “ÜZÜLME, ÇÜNKÜ ALLAH BİZİMLE BERABER” (diyordu.) (Tevbe Sûresi, 40.ayetten) Yüce Allah doğru söylemiştir”

DavutBektas_014

Yâ Vedûd – EY SEVEN VE SEVİLEN

KadirSakoglu_008

İKRA! : OKU! (Alak Sûresi, 1.ayetten)

Allah’ın kullarından Allah’a en sevgili olanlar

عَنْ اَبِى هُرَيْرَةَ ، قَالَ رَسُولُ اللَّه صلى الله عليه و سلم اَحَبُّ عِبَادَ اللَّهِ اِلَى اللَّهِ رِعَاءُ الشَّمْسِ وَ الْقَمَرِ ، اَلَّذِينَ يُحَبِّبُونَ عِبَادَ اللَّهِ اِلَى اللَّهِ وَ يُحَبِّبُونَ اللَّهَ اِلَى عِبَادِهِ

Hz. Ebu Hureyre (r.a.) rivayet etmiştir. Resulullah (sav) şöyle buyurdu: “Allah’ın kullarından Allah’a en sevgili olanlar: Güneşi ve ayı gözleyenler, Allah’ın kullarını Allah’a sevdirenler ve Allah’ı da kullarına sevdirenlerdir. (Beyhaki, es Sünenü-l Kübra)

İnsanın en büyük gayesi ve yaratılışının en yüce maksadı: Allah’ı sevmek, Allah tarafından sevilmek ve O’nun rızasına nail olmaktır. İnsan, bu gaye ve maksat için yaratılmış ve bu vazifeyi görecek cihazlar ve duygular ile donatılmıştır. Ancak Allah’ı hakkıyla sevmek ve O’nun tarafından sevilmek o kadar da kolay bir iş değildir. Allah’ı sevmek ve O’nun tarafından sevilmek için kulun yapması gereken birçok ameller ve vazifeler vardır. İşte nakledeceğimiz bu hadis-i şerif, Allah tarafından sevilmek isteyenler için çok kıymetlidir. Zira Peygamber Efendimiz (sav) bu hadis-i şeriflerinde bizlere Allah’ın en sevgili kulları olmanın yolunu göstermektedir.

Eğer düşünüyorsak, hangi ameli işleyelim de Allah bizi sevsin ve bizden razı olsun, o halde bu hadise kulak vermeli ve öğretilen ameli hayatımıza geçirmeliyiz. Cenab-ı Hak bu hadis-i şerifin hürmetine bizleri en sevdiği kullar zümresine dâhil eylesin. Âmin!

Hadis-i şerifi Ebu Hureyre (r.a) rivayet etmiştir.

قَالَ رَسُولُ اللَّه صلى الله عليه و سلم Allah’ın resulü (sav) şöyle buyurdu:

اَحَبُّ عِبَادَ اللَّهِ اِلَى اللَّهِ Allah’ın kullarından Allah’a en sevgili olanlarYani Allah-u Teâlâ’nın en çok sevdiği ve kendilerinden en çok razı olduğu kullar:

رِعَاءُ الشَّمْسِ وَ الْقَمَرِ Güneşi ve ayı gözleyenlerdir… “Güneşi ve ayı gözleyenler” tabiri ile kastedilenler müezzinlerdir. Zira onlar, namaz vakitleri ve diğer ibadetlerin vakitleri için güneşin ve ayın hareketlerini gözlemler ve insanlara o ibadetin vaktinin girdiğini haber verirler. Onlar adeta ibadetin davetçileridirler. Okudukları ezanlar ile insanları namaza davet ederler, ayın halini gözlemleyerek insanları oruca, hacca ve kurban kesmeye davet ederler ve diğer ibadetlerin vakitlerini haber verirler.  Müezzinlerin faziletine dair birçok hadis-i şerifler mevcuttur. Bunlardan bir kısmı şunlardır:

Abdullah İbni Ebi Evfâ’dan (r.a) rivayet edilmiştir. Resulullah (sav) şöyle buyurdu: “Şüphesiz ki Allah-u Teâlâ’nın kullarının en hayırlıları: Allah’ın zikrini belli vakitlerde icra edebilmek için güneşi, ayı, yıldızları ve gölgeleri gözleyenlerdir.” (Hakim, el-Müstedrek)

Enes İbni Malik’den  (r.a) rivayet edilmiştir. Resulullah (sav) şöyle buyurdu: “Yemin etsem elbette doğru olurdum ki, Allah-u Teâlâ’nın kulları içerisinde Allah-u Teâlâ’nın en sevdikleri, elbette (ezan okumak için) güneş ve ayı gözleyenlerdir. Kıyamet günü onlar, boyunlarının uzunluğu ile tanınacaklardır.” (Taberani, el-mu’cemu’l-Evsat)

Ebu Hureyre’den  (r.a) rivayet edilmiştir. Resulullah (sav) şöyle buyurdu: “Kendi gölgesinden başka hiçbir gölgenin bulunmayacağı günde, Allah-u Teâlâ üç kişiyi kendi gölgesinde gölgelendirir. Emniyetli tüccar, adaletli devlet reisi ve gündüzleri güneşi gözleyendir.” (Suyuti, ed-Dürrü’l-Mensur)

Efendimiz (sav), müezzinlerin Allah’ın en sevgili kulları olduklarını beyan buyurduktan sonra diğer sevgili kulları şöyle beyan etmiştir:

اَلَّذِينَ يُحَبِّبُونَ عِبَادَ اللَّهِ اِلَى اللَّهِ وَ يُحَبِّبُونَ اللَّهَ اِلَى عِبَادِهِ Allah’ın kullarını Allah’a sevdirenler ve Allah’ı da kullarına sevdirenlerdir… Evet, Allah’ı kullarına, kulları da Allah’a sevdirmek!

Allah’ın kullarını Allah’a sevdirmek şöyle olur: Cenab-ı Hak, namaz kılan, oruç tutan, zikir eden, ihlâs ve takva sahibi olan, Peygamberimizin (sav) sünnetine tabi olan, sözün özü: Allah’ın emir ve yasaklarına riayet eden kullarını sever. O halde kim, bir insanı Allah’ın emir ve yasaklarına uyması için irşad ederse ve o kişi de bu irşaddan istifade edip Allah’ın emir ve yasaklarına riayet ederse, işte o kişi Allah’ın bir kulunu Allah’a sevdirmiş olur.

Demek “Allah’ın kullarını Allah’a sevdirmek” ifadesi ile kastedilen mana, Allah’ın sevdiği sıfatları bir kulun kazanabilmesi için o kulu irşad etmek ve ona hakkı anlatmaktır. Kim Allah’ın farzlarını yerine getirirse Allah-u Teâlâ onu sever. Kim de bir kişinin bu farzları eda etmesi için onu irşad eder ve ona hidayetin yolunu gösterirse, Allah-u Teâlâ bu kişiyi de yaptığı aracılıktan dolayı sever.

Hadis-i şerifin devamında geçen “Allah’ı kullarına sevdirmek” ise, Cenab-ı Hakk’ı kuluna tanıtarak Allah’ı sevmesine vesile olmaktır. Şöyle ki: Bütün güzelliklerin, bütün iyiliklerin, bütün kemallerin ve bütün hayırların sahibi olan Mevla Teâlâ, eğer kulları tarafından tanınırsa muhakkak ki sevilir. Cenab-ı Hakk’ı sevmeyenler, sadece onu tanımayanlardır. O halde Allah’ı kullarına sevdirmek, Allah-u Teâlâ’yı, O’nun isim ve sıfatlarını kullarına öğretmekten geçer.

Bu makamda, Allah-u Teâlâ ile Hz. Davud arasında geçen bir mükâlemeyi nakletmek istiyoruz. Bu sayede Allah-u Teâlâ’yı kullarına nasıl sevdireceğimiz daha iyi anlaşılacaktır.

Cenab-ı Hak Davut (as)’a şöyle dedi: “Ey Davut! Beni sev, beni seveni de sev ve beni kullarına sevdir.” Bunun üzerine Davut (as) dedi ki: “Ya Rabbi! Sen biliyorsun ki ben seni seviyorum, seni seveni de seviyorum. Lakin seni kullarına nasıl sevdireceğim?” Davud (as)’ın bu sorusu üzerine Cenab-ı Hak şöyle buyurdu: “Kullarıma benim ayetlerimi, nimetlerimi ve belalarımı hatırlat!”

Demek Cenab-ı Hakk’ı sevdirmenin yolu, Allah’ın ayetlerini, nimetlerini ve belalarını anlatmak ile olur. Çünkü insan, ancak kendisine iyilik yapanı, ikram ve ihsanda bulunanı sever ve adeta ona kul olur. Kendisine ulaşan büyün iyiliklerin Cenab-ı Hak’tan geldiğini yakînen bilen, Allah’ın ayetlerinden haberdar olan ve Allah’ın azabını bilen kişi, elbette Allah’ı sevecek ve kendisini Allah’a sevdirmek için gayret edecektir. Ne mutlu Allah’ı sevenlere ve Allah tarafından sevilenlere!

Ya Rabbi, bizlere seni hakkıyla sevmeyi ve senin tarafından sevilmeyi ihsan et. Ya Rabbi, bizleri seni seven ve senin tarafından sevilen kullar zümresine ilhak eyle. Ya Rabbi, seni sevmeyi ve senin tarafından sevilmeyi hayatımızın en büyük gayesi eyle. Bu gaye dışındaki her şeyi gözümüzde küçült. Râbia-tül Adeviyye hazretlerinin şu duasının hakikatine ulaşmayı bizlere de nasip eyle: “Ya Rabbi, eğer sana ibadet etmem cehennem korkusundan ise beni cehenneme at. Eğer cennete girmek ümidi ile ibadet ediyorsam cennetini bana yasak eyle. Eğer sırf senin rızan için, sen sen olduğun için ibadet ediyorsam, baki olan cemalin ile müşerref eyle.” Âmin!

(KAYNAK : http://www.ilmedavet.com/allahin-kullarindan-allaha-en-sevgili-olanlar.html)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Bu blogu takip etmek ve yeni gönderilerle ilgili bildirimleri e-postayla almak için e-posta adresinizi girin.

Diğer 259 takipçiye katılın

KATEGORİLER

%d blogcu bunu beğendi: