OCI CIORNIE- BİR GÜNAH GİBİ

Neyin kafasını yaşıyorum yine bugünlerde ben…

Eşimle bu haftasonu bir daha hiç tartışmama kararı aldık. Her halde her evli çift zaman zaman böyle kararlar alıyordur. Güzel bir haftasonu geçirdim, ilk şehir dışı bisiklet yolculuğumuzu yaptık, şehirdışı ama sadece 25 kmcik. Olsun bu bile güzel bir başlangıç. Aldım sırt çantamı, yaptım bir güzel milföy böreklerimi.. Ve Bismillah ile çıktık yolumuza… Nasıl oluyorsa eşimin sinirleneceği bir şeyler mutlaka oluyor, bisikletinin tekeri patladı ve yolun bir kısmını yürümek zorunda kaldık =) 8 senedir yani onu tanıdığımdan beri sigarayı bırakmaya çalıştığından özellikle de evlendiğimizden beri artık gizli gizli de içemediğinden, içtiğinde yakalandığından dolayı daha sinirli. Arkadaşlarının yanında hiç sinirlendiğini görmedim ya da aile ve akrabalarının yanında.. Sanırım burada Müjde’nin sabrı ortaya çıkıyor ve benim payıma da susmak düşüyor. Neyseki sabırlı bir insanım, sigara içmesin de..  Aldığımız karar 2 gün sürüyor ve bu akşam spordan geldikten sonra sadece yarım saatlik bir sohbet neticesinde eşim yine sinirleniveriyor, konu basit… Ben yalnızlığı sevdiğimden, insanlara ısınmakta zorluk çektiğimden onun gibi herkesle muhabbet etmekten hoşlanmadığımdan vs. konuşuyoruz, o da diyor ki ben seni 8 senedir tanıyorum, sen hepberaberken çok iyisin, mutlusun ama eve gelince suratını asıyosun, sen aslında insanlarla vakit geçirmeyi seviyorsun sadece kendini şartlıyorsun diyor. Bense aksini iddia ediyorum, insan neyden zevk aldığını kendi daha iyi bilmezmi. Boş muhabbetlerden sıkılıyorum işte…

Evet kendimi bildim bileli insanlara karşı hep mesafeliydim, ama herhangi biriyle hemen yıllardır tanışıyormuşuz gibi muhabbet de edebilirim, bu çekingenlik değil, bu başka bir şey. Ortak zevklerim olmayan ve yaşama benim gibi bakmayan insanları Allah rızası için sevmek nefsime çok ağır geliyor. Bu birlikte vakit geçirmem ya da arkadaş olmam demek değil, sadece çok zorlanıyorum. Halbuki insanlar değişir, düşünceler tamamen değişebilir ki ben değiştim en az 180 derece. Ama zor geliyor işte nefsime sevmek…

Ama Allah rızası için sevmedikten sonra da nasıl gerçekten mümin olabilir ki insan?…

Aşmam gereken çok şey var ve bunlardan ilki İNSANLARI SEVMEYE ÇALIŞMAK… Yaptıkları hatalarıyla, çok çok yanlış olan düşünceleriyle… Bu hep böyleydi, ben eskiden de böyleydim, yalnız vakit geçirmeyi hep daha çok severdim, kedim, kitabım ve masada yanan mum. Elektriğe de gerek yok hee

 

İçimde bir şeyler.. İçimde bir şeyler acıyor, kanıyor, kalbimde hep bir sızı. Doktor babanneme haber izlemeyi yasaklamış ölüme daha yakın gözüktüğünden çabuk etkileniyor diye.

Sensiz geçen zamanı belli yaşamamışım
Sensizlik bir kuyuymuş onu aşamamışım

Bir yol buldum öteye geçerek gözlerinden
İşte yeni bir dünya peygamber sözlerinden

Ölüm bize ne uzak bize ne yakın ölüm
Ölümsüzlüğü tattık bize ne yapsın ölüm

Erdem Beyazıt

Ben ne izlesem ne duysam ne okusam etkileniyorum, doktor bana gizliden adeta SEN YAŞAMA diyor. Haber izler ağlarım, belgeselde aslan avını yakalar karnı doyar ağlarım, kuşu kedi kapar ağlarım kedi açlıktan ölür yine ağlarım =) Meczup mu diyorlarmış benim gibilere ne, öyle duydum

Meczup muyum neyim, avareyim bir garip hallerdeyim, bugün bir şarkıya tutundum yarın kimbilir ne haldeyim…..

Bak ne güzel demiş Nazım

Sen elmayı seviyorsun diye elmanın da seni sevmesi şart mı?

Tahir ile Zühre
Tahir ile Zühre
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s