Intihar Mektubu

Eskiden intihar etmeden önce mektup yazılıp bırakılırdı, tabi gelişen teknolojiyle birlikte mektubun yerini video aldı.. evet bugün ülkemin gündemi Mehmet Pişkin’in intihar videosu ve tabi Kobani protestoları . Bu günler geçecek, bunlar unutulacak, ben unutulacağım, sen unutulacaksın… Bundan üç, beş, elli yahut yüzyıl sonra bu defter birilerinin eline geçecek ve okunacak. O da kendini hiç olmeyecek zannedecek. Bizler gibi. Eğer imanlı ise ne âla! Ama iman sahibi değilse bunu okuyan saçma zırvalar işte diyecek. Eğlenmesine kaldığı yerden devam edecek ama o da ölecek.  Yani hiç kimsenin inkar edemeyeceği bir gerçek var ki “her canlı ölümü tadacaktır ve hepiniz bize döndürüleceksiniz” ayeti kerimesi. Öyleyse niçin bu kadar dünya sevgisi? Niçin bu kadarcık ömür için bu mal düşkünlüğü? Öteki tarafa kim bir şey götürebiliyor? Goturebildigimiz sadece imanımız, namazlarımız, tuttuğumuz Oruçlar ve okuduğumuz Kur’an. Yani amellerimiz. Üç günlük dünya cancağızım. Değer mi üç günlük dünya için kalp kırmaya? Belki o kırdığın  kalbi Halık-ı Vedûd seviyor, bilemezsin ki cancağızım. Değer mi kat üstüne kat koyacağım, apartmanlar yapacağım diye haram para yemeye? Öleceksin kardeşim. Ö-le-cek-sin!!! Yok yani, başka bir çıkış kapın yok. Ister uykuda ver canını, ister bugünkü öldükten sonra meşhur olan Mehmet Pişkin gibi intihar ederek öl, ister bir trafik kazası kurbanı ol, ister kalp krizi geçir istersen zehirlenerek öl. Öleceksin!  Acil çıkış kapısı diye bir şey yok. Bu dünyadan tek çıkış kapın bu.
Bu dünyayı sevmiyor musun?
Herkes üstüne üstüne mi geliyor?
Hiç kimse seni anlamıyor mu?
Kimse seni sevmiyor mu?
Yaşamak zor mu geliyor?….
Zor! Evet kardeşim yaşamak zor! Bu dünyada yaşamak çok ama çok zor!
Çünkü sen aslında bu dünyaya ait değilsin! Bu dünyayı sevmiyorsun çünkü burası sonsuz ömrüne giden engebeli bir yol sadece.
Herkes üstüne üstüne geliyor çünkü sen  seni seven Rabbinden uzak duruyorsun. Günde beş kez seni çağırıyor sen gitmiyorsun!
Hiç kimse seni anlamıyor çünkü daha sen kendini anlamiyorsun.  Ruhunun asıl ihtiyacı olan şeyi bilmiyorsun.  Nasıl ki vücudun su istiyor çünkü ona ihtiyacı var, ruhunda Allah-u ekber diye haykırmak istiyor, Rabbinin büyüklüğünü duyurmak istiyor ama sen kulaklarını tıkamışsın duymuyorsun. Tabi zor gelir yaşamak, zor gelir çünkü seni yaratan Halık-ı Bâki’nin istediği gibi yasamiyorsun.
Bırak artık nefsinin kölesi olmayı. Böbürlenip durma! Ben yaptım, ben başardım, ben istedim oldu deme! Görmüyor musun hala sen O’nu inkar etsen de seni asla yalnız bırakmayacak bir Rabbi’n var. Nasıl hala yalnizliktan şikayet edersin? Ömrün boyunca bütün nazını çeksin diye annen var ki cennet onun ayakları altındadır, korktuğunda varlığının yettiği baban var ki Rabbim onları başımızdan eksik etmesin, annen baban yoksa, uzaktaysa seni asla yalnız bırakmayan dostların var, kardeşin var, abin var, ablan var.. Nasıl hala Yaratıcı beni unuttu diye dusunebilirsin ki?
      Ah azizim, cancağızım.. Ne olur silkelen ve kendine gel artık. Dinle şairi sen de :
Kovulmuş şeytana döndü yaşamayı beceremeyenler
Her şeye bir kılıf uydurdukları gibi
Ölüme de can sıkıntısından dediler.

Bu yazdıklarım az önce günlüğüme yazdıklarımdı.. hep kendimi anlatırdım günlüğüme, bugün kendimden sıkılmısım ki anlaşılan böyle kalem yazdı da yazdı son noktaya kadar işte..

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s