Kitap- SULTAN FATİH

Selim Gündüzalp’in yazdığı ‘Sultan Fatih’ kitabı beni yine ve yeniden ceddimiz Fatih Sultan Mehmet’e karşı hayran bırakmış olsa da bilgilerin çok yüzeysel işlendiğini hissettim.  Kitap Fatih’in doğumundan itibaren ölümüne kadar olan hayatını anlatıyor. Ancak aldığı eğitim, kişiliği ve manevi yönü üzerinde daha çok durulabilir, şair kişiliğinden de daha çok bahsedilebilirdi. Kitapta pek çok bilgi var ancak hepsi yüzeysel kalmış . En azından İstanbul’un fethi daha detaylı anlatılabilirdi.

20140929_103901

Kitaptan bir kaç alıntı..

Mimar Neccar

Fatih Sultan Mehmet, Edirne’de tahta çıktığı sıralarda, Bizans İmparatoru Konstantin onunla dostluk tesis etmek için fırsat arıyordu. O zamanlar Ayasofya’nın kubbesi çatlamış ve yıkılma tehlikesi baş göstermişti. İmparator, Fatih’ten usta bir mimar istedi. O da mimar Neccar’ı İstanbul’a gönderdi. Türk mimarı kubbeyi maharetle tamir ettikten sonra, onun Marmaraya bakan tarafındaki bir köşesine de sağlam bir merdiven yaptı. İmparator bunu görünce sordu:

– Bu merdiveni neden yaptın?

– Kubbeye çıkılması için.

İmparator bir şey demedi. Mimar da Edirne’ye döndü. Fatih, Mimar Neccar’ı huzuruna çağırttı ve ona tamiratın nasıl olduğunu sordu. Mimar:

– Kubbe çok sağlam oldu Padişahım, dedi. Ayrıca bu muazzam mabedin bir köşesine de merdiven yaptım.

-Niçin?

– Siz er geç İstanbul’u feth edeceksiniz. Şehre girer girmez de elbette bu kiliseyi camiye dönüştüreceksiniz. Ben yaptıracağınız minarenin temeliyle merdivenini şimdiden inşa ettim ve burada iki rekat namaz kılarak öyle ayrıldım.

Bu sözlerden çok duygulanan Fatih, mimara ihsanlarda bulundu.

 

BİR ZAMANLAR OSMANLI ESNAFI

İslam tarihi boyunca pek çok adil padişah, kıyafet değiştirip halkını bizzat kontrol etmiştir. Bu sayede halkının her türlü hallerinden haberdar olup, gerekli tedbirleri almayı,halkın huzurunu bozan olumsuzlukları düzeltmeyi amaçlamışlardır. Fatih Sultan Mehmet de böyle bir padişahtır. Sık sık tebdil-i kıyafetle halkının arasına karışırdı. Yine böyle bir gün tebdili kıyafet giyerek, yiyecek, içecek fiyatlarını kontrol etmek niyetiyle Edirne’de çarşıya çıktı. Bir dükkana girdi.

– Yarım batman yağ verin dedi. Bakkal yağı tartıp verince tekrar sordu:

– Bal da var mı?

Bakkal:

– Var, fakat onu, karşıdaki bakkaldan alın; o da nasiplensin. Az önce siftah etmediğini söylüyordu.

Sultan Mehmet şaşırarak soruyor:

‘Niçin sen vermiyorsun?’

Bencillik hastalığından uzak bir toplumun sıradan bir ferdi olan bakkal şu güzelim cevabı veriyor:

‘Hep ben kazanayım, diğer bakkallar açlıktan mı ölsün? onların da çoluğu çocuğu var. Ben çocuklarımın bugünlük rızkını çıkardım. Biraz da öbürleri kazansın.’

Padişah karşıdaki dükkana giderek bir batman bal alıyor. Aynı bakkaldan tuz ve sabun almak istiyor. Fakat bu bakkal da birinci bakkal gibi söylüyor. Böylece birçok bakkalı dolaşıyor. Bu yaşadığından çok duygulanan ve memnun olan Sultan Mehmet, beraberindeki vezirine şöyle diyor:

‘Birbirine bu derece bağlı milletim olduktan sonra, ben İstanbul’u değil, bütün dünyayı fethederim…!’

—————————————————————————————————————-

Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nden naklen bazı kaynaklarda, hisarın umumi şeklinin Peygamberimizin Kur’an yazısındaki ismi şeklinde olduğu;  ‘mim,ha, mim, dal’ harflerinin yerlerine de birer istihkam yapıldığı hakkındaki rivayetleri birer yakıştırmadan ibaret saymak doğru değildir.

20140929_104017 20140929_103933

—————————————————————————-

Bizans kuruluşundan 1125 sene sonra tarihe gömülüyordu. İlk kuruluşundan Osmanoğulları tarafından fethine kadar 29 defa kuşatılmış, Mayıs’ın 29.günü ise fetholunmuştu. (1453)

————————————————————————-

Fatih İstanbul’u fethettikten sonra imparatorun cesedinin aranmasını emreder, bulunduğu haberini alınca da, imparatorlara has büyük bir törenle gömülmesini, dini ve milli bütün vazifelerin eksiksiz yerine getirilmesini, masraftan kaçınılmamasını, çünkü masrafı hususi hazinesinden karşılayacağını bildirir. Orada sur dışındaki ordugahına döndü. Galata Ceneviz Kolonisi temsilcileriyle görüşüp dertlerini dinledikten sonra katiplerine Rumca bir ‘amanname’ yazdırır. Bu belgenin tercümesi şöyledir:

‘Biz ki emr-i azam Sultan Murat Han oğlu padişahı muazzam ve emr-i azam Sultan Mehmet Han’ız; yerleri ve gökleri yaratan Allah adına, büyük Peygamberimiz Muhammed Mustafa Aleyhisselam adına, yüce kitabımız Kuran-ı Kerim adına, Allah’ın yirmi dört bin peygamberi adına, büyük babamız ve babamızın ruhuna, oğullarımız adına, kuşandığımız kılıç adına yemin ederiz ki, şehrin Katolik papazları tarafından, bizim Bab-ı Hümayunumuza temsilci olarak gönderilen rahiplerle Senyor Baraban Balios, Senyor Markiz Drifango ve tercüman Nikola Pelazoni’nin dileği üzerine, Galata halkının, bize tabi olan sair halklar gibi, adet ve ibadetlerini serbestçe yapmalarına izin veriyoruz. Sadece Galata Hisarı yıkılacak (o tarihlerde Galata Ceneviz Kolonisinin de etrafında surlar vardı) ahalinin barınakları,dükkan, bağ, değirmen, gemi, ticarathane ve sair emvaline dokunulmayacaktır. Ailelerine eskisi gibi sahip olacaklar, istedikleri şekilde idare edeceklerdir. Ticaret mallarını mülkümüzün her tarafında satmaya izinlidirler. Karada ve denizde serbestçe seyahat edebilecekleri gibi, gümrük ve angaryadan da muaf tutulacaklardır. Ancak itaat altında bulunan sair milletler gibi harç vermekle mükellef olacaklardır. Bu kanun ve kaideler bugünden başlayıp ebediyen hükümran olacaktır. Biz onları kendimizi korur gibi koruyup gözeteceğiz. Bu bölge ahalisi kiliselerinde diledikleri gibi ayin düzenleyebilecekler, kiliseleri camiye çevrilmeyecek, ancak yeni kilise yapımına ve çan çalınmasına izin verilmeyecektir.

Ceneviz tüccarları serbestçe gezip ticaret yapabilirler. Yeniçeri ordusuna katılmak üzere , çocuklarını almayacağız. Dinimizi kabul etmeyenlere karşı asla cebir kullanmayacağız. Galata ahalisine vaat ediyoruz, kendilerini bir köle gibi idare etmeyeceğiz. Başlarına kendilerinden birini tayin eyleyeceğiz. İçlerinden birini anlaşmazlıklarını halletmek üzere seçsinler.

Din adamlarına kötü söz söylenemeyecektir. Burada yazılı olduğu gibi, haracını verenler, hükme tabi olanlar serbesttir.’

Zağanos Paşa’nın notu ve Sultan 2. Mehmet’in mührüyle çıkan bu amanname, kendi devrini çok aşan bir belgedir.

Aşağıda gördüğünüz resimler bizatihi Fatih Sultan Mehmet’e ait. Çocukluk defterinden…

20140929_104137 20140929_104126

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s