Kitap- Kıl Beni Ey NAMAZ

Evet, yine Senai Demirci…

Eğer bu iki kitabı (Rabbin Sana Küsmedi ve Kıl Beni Ey Namaz) birlikte almış olmasaydım, ‘Rabbin Sana Küsmedi’ kitabını okuduktan sonra bir daha Senai Demirci’nin kitabını alıp okumazdım sanıyorum. Aslında bu iki kitap da yine hediye olarak aldığım kitaplardandı, ama okumadığım bir kitabı hediye etmek de olmaz diyerekten ben de önce okuyorum pek tabiki.

20140929_103624

‘Kıl Beni Ey Namaz’ şu anda elimde 18.baskısı bulunan 190.000 adet basılmış bir kitap. Bu demek oluyor ki benim 190.000’den farklı bir okuma zevkim var ya da bu 190.000 kişinin yaş ortalamasının üzerindeyim 🙂  Tanıtım bülteninde kitapla ilgili yazılanlar özetle şu şekilde: ‘Kıl Beni Ey Namaz’la namazın bizi doğru, duru, diri ve insan kılmasının ruhunu hissedeceksiniz. Abdestin insanın zihnini ve gönlünü nasıl kötülüklerden arındırdığına şahitlik edeceksiniz. Ezanla namaza çağrının, anne çağırışı gibi sıcak olduğunu fark edeceksiniz. Namaz vakitlerinin hayatımızı düzene koyduğunu keşfedeceksiniz…

20140929_103718

Evet, kitabın dili diğer okuduğum ‘Rabbin Sana Küsmedi’ eserine göre çok daha iyi, şiirselliği güzel yakalamış yazar, akıcı ve sıkmıyor insanı, özellikle de namaza yeni başlayan kardeşlerim için faydalı olabilir, zaten ben de bu kitabı namaza yeni başlayan bir kardeşim için almıştım, kitapta 96.sayfada Peygamber efendimizin (a.s.m): ‘Bana dünyanızdan üç şey sevdirildi: Güzel koku, kadın ve gözümün nuru namaz’ hadisinden bahsediyor ve diyor ki yazar:

Ne olursa olsun çekicidir koku. Kimse bu çekime karşı bağışık olamaz. Yerçekimi gibi. Kaçınılmazdır, karşı konulmazdır. Nasıl yer çekimi ayağını yerden kesmene izin vermezse, koku çekimi de ayağını yerde tutmana izin vermez. Sanki dünyada ama dünyadan öte bir şeydir koku. Tene sürülür ama tenin ötesine taşır insanı. Arapça koku anlamına gelen ‘râyiha’ ile ‘ruh’ aynı kökten gelirmiş. Bediüzzaman Said Nursî,’ervâh-ı tayyîbe (güzel ruhlar) revâyih-i tayyîbeyi (güzel kokuları) sever’ derken, hem ruh ile ‘râyiha’ kelimeleri arasındaki akrabalığı imler, hem de yukarıdaki hadise gönderme yapar. Yani, ‘güzel ruh’ sahibi bir insan olarak peygamberimiz (asm) güzel kokuyu sever, sevdiğini söyler.

20140929_103808 20140929_103655

Ve kitabın sonundaki şiir ile noktalamak istiyorum yazımı

KIL BENİ EY NAMAZ

Kıl beni ey namaz

Çöllerden topla hücrelerimi

Rahmetinin serinliğinde yıka kalbimi

Kıl beni ey namaz

Ruhumu secdede yeniden fısılda bana.

Şah damarı yakınlığından emzir yetimliklerimi.

Kıl beni ey namaz

Dağlar küçülsün, denizler taşsın, dağılsın kalabalıklar.

Rükû rükû doğrult eğriliklerimi.

Kıl beni ey namaz

İkiye bölünsün kalbim kıblenin şakağında.

Sevgilinin işaret parmağı değsin göğsüme.

Kıl beni ey namaz

Topla sevdalarımı kırık aynaların çatlaklarından.

Ömrüme ilikle sevinçlerimi, firûze düşler düşür alnımın şafağına.

Kıl beni ey namaz

Tenim İbrahim gibi ateşe düşmüşken

Gül kokulu serinlikler değdir yüreğime.

Kıl beni ey namaz

Günahın,isyanın,nisyanın kuytusunda büyüttüğüm pişmanlıklarımın yüzünü kaldır yerden.

Al karanlıklarımı, al karanlıklarımı gözbebeklerinde yıka.

Kıl beni ey namaz.

İnsan kıl beni.

Doğru kıl

Duru kıl

Diri kıl beni

İnsan kıl bu bedeni.

 

Reklamlar

2 comments

  1. 2007 yılından bir sergüzeştem olan şuan giriş yaptığım küçük deftere bir kişi abone olmuş diye aldığım bir maille tekrar baktım..şifresini unutmuşum elbette yeni bir şifre..sonra mailin müsebbebine baktım..baktım o zamanki sergüzeştemle hemhal birisidir.

    dedim ey “eski ben gibi”, dinle! insan sadece akıldan ibaret değil. kalbdende ibaret değil. insan; sayısız latife-i maneviyyeden ibarettir. her birinin kendine mahsus kabiliyeti vardır. her kabiliyetin de nezhedilmiş ve nehyedilmiş halleri vardır..nezhine ulaşdıkça kamill, nefyine düştükçe safil olursun. senin vazife-i fıtratın; latifelerini nezhedecek işlerle iştigal ve gayrısından içtinaba cehddir. bu cehdde sana kut ve gıda lazımdır. çünkü seni hakka vasıl edecek latifelerinde birer organdır. onlar gıdasız susuz havasız olmaz. kut ve gıdan ise kudsi me’hazlerdir.

    kudsi mehazlerden gayrısı ya muzırdır (bazı farketmezsin.) ya faidesizdir veya muvakkat köpük nevinden gelip geçer bir tesiri haizdir.

    kudsi me’hazler kur’an ve rasulu (sünneti-ahlakı) dır. ikisi ise bir okyanustur. bu okyanustan su içmek ise çok seneleri haiz bir tezkiyeyi ister. bu yüzden tadını almak için dilini temizlemek gerektir. lakin bu bazı 40 seneyi bulur. rahman cc ise şefkatlidir. o yüzden her devirde bu okyanusun şubeleri olan çeşmeleri (varisun-nebi, tilmiz-i kuran) namıyla kendisi açmış akıtıyor. me’haz-ı kudsiyede üçüncü onlardır. onlar ile o okyanusa talib olur hatta vasıl olursun.

    öyleyse sen bilmelisin ki her asırda islam vardır ve hiç yetim kalmamıştır. medreseleri vardır ve kitabları ve müfredatı ve muallimleri vardır ve talebeleri vardır. sen nasıl ki dünyevi mektebini seçerken hal ve ahvalini hesab eder yapmak istediğin ve kabiliyetin yeten bir mektebi okumak için 5 şartı (mekteb, muallim, kitab, müfredat, talebeler (cemaat) ) arar bulur elde etmeye uğraşır ve tahsilini görür o sanata malik olursun..

    öyle de sana düşen kendi hasselerini şöyle gözden geçir vakit kaybetmeden islamın her asırda ve her beldede açtığı her tarz ve hal için ve her insanın özelliklerine göre ayrı ayrı açtığı cemaatler tarikatler namıyla anılan üniversitelere başvur.. evet onlardaki ayrılık bir gayrılık değildir..onlar ümmetin haline insanların kabiliyetlerine göre hasselerini almışlar. yoksa islamın sünnetine (ehl-i sünnet) ve şeriatına aykırı olmamak kaydıyla hepsi haktır.

    ey az gayretle islama malik olmaya çalışan! sen zannetme ki islam ve kuran ve sünnet öyle adi bir meseledir ve az bir gayret ile elde edilir. hayır hayır! en az temel bir tedrisat olan ilkokul ilmi ki 5 senede tahsil edilir..hem sen şu devirde 20 sene okursun ta ki kaldırım mühendisi olayım..öyleyse elbette 1400 yıldır hükümferma olan ve her mesleğe meşrebe her insana hitab eden kainat kitabı kuran öyle az gayretinle basit birkaç okumayla elde edilmez.

    öyleyse sen, ehl-i sünnet olan, şeriata aykırı olmayan bir yol tut..zira bu senin mektebin, üniversitendir..zira bunlar kuran mesleğini elde etmek için vasıtalardır. vasıl ettikçe kullan. etmiyorsa at.

    şeriat ise evvela günahın terkini ister, salih amelden önce gelir..seni günahdan alıkoymayan salih amel vaadetse de inanma o mektebe girme..zira evvela günahdan kaçınmak lazımdır..zaten günahtan kaçınmak vaciptir binler sünnete mukabildir her sünnet ise binler amel-i salihtir. bu parola 1400 yılda geçse sana yeter, aleme yetmiş. bu meyanda yolunu ara. taki allah sana kendi yollarını göstersin.

    .

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s