Bir Şiir Bir Tat Bir Mektup

Ben şiir yazmaya çok erken yaşta başladım, cok kücüktüm ilk kalp ağrımı yaşadığımda…

Şiir sevenler bilir belki 1999-2004 yılları arasında Best Fm de Melon Şapka takma adıyla güzel sesli bir şair 00:00-02:00 arasında program sunardı “Gecenin Melon Şapkası” adıyla.. program başlarken bir kibrit çakar ve sigarasını yakardı, hiç sevmedigim sigarayı bir tek ona yakıştırırdım ben o zamanlar.. sonra boş sokaktaki tek kişilik adımları.. bayılırdım o  fona… sadece onu dinlemek için hiç erken yatmazdım.. Ki o zamanlar 12 yaşımdayım. . Uyuyamazdım… Haftasonu program yapmazdı ben de sırf 2 gün sesinden mahrum kalmamak adına kasete kaydeder haftasonu da o kayıtları dinlerdim… Benden 16 yaş büyüktü ve ben çocukluğumun bütün saflığıyla büyüyünce onunla evleneceğime dair kardeşimle iddiaya girmiştim=)
13 yaşımda ona mektup yazmaya başladım, her zarfı itinayla kırmızı Keçeli kalemle çevresini küçük küçük kalplerle süslerdim, birkaç mektup yazmadım ona, onlarca mektup yazdım.. 2 sene boyunca her hafta yazdım,  her hafta… telefonla canlı yayına katılma cesaretini çocuk olduğumdan gösteremedim, şimdi olsa yine arayamazdım sanırım. . Hiç bir zaman tek sayfa mektup yazmadım. Sayfalar dolusu yazardım, şiirlerimle doldururdum kimisini, kiminde sevgimi anlatırdım=) Böyle böyle 8.sınıfın sonuna kadar yazdım, edebiyat öğretmenimiz dahil bütün sınıf bilirdi müjdenin Melon Şapkasını=) Hatta yan sınıflardan bile mektuplarına cevap geldi mi diye soran olurdu.. Ilk başlarda cevap gelmemesi beni üzüyordu ama sonra sonra fark ettim ki ben ona yazmaktan ziyade yazmayı sever olmuşum, cevap verip vermemesi çok da önemli değildi, ben zaten yazarken mutlu oluyordum… Hatta bir gün programında kendisine gelen mektuplardan bahsetmiş, cevap vermemesine kendince bir açıklama getirmiş ve ilgiye teşekkür etmişti=) İşte demiştim benden bahsetti! O bile benim için bir cevaptı.. O zamanlar 4.leventteydi best fm stüdyosu bilmiyorum şimdi nerden.. aynı adresi o kadar çok yazmıştım ki ezberlemistim. . Yıllar sonra tanıştığım biri bana Melon Şapka’yı tanıdığını istersem adını söyleyebileceğini ve telefon numarasını verebileceğini söylemişti.. Sakın demiştim, adını öğrenirsem ilk aşkımın büyüsü bozulur diye korkmuştum, belki de hiç hoşuma gitmeyecek bir isim söyleyecekti.. Adını hiç öğrenmedim, liseye geçtikten sonra da pek dinlemedim.. Ama bana şiiri sevdiren insan, sayesinde ondan sonra da bana onlarca mektup yazdıran Melon Şapka ya teşekkürü borç bilirim.. olur da bu yazıyı okursan hiç üşenmeden her hafta sana o kalpli mektupları gönderen o Şapsal kız çocuğu bendim=)

Türünün son örneği olarak Mektup yazmayı sevdiğimi keşfettikten sonra kendime bana cevap verecek mektup arkadaşı aramam gerekti, neyse ki hey girl gibi saçma dergiler vardı ve onu da buldum, birsürü mektup arkadaşım oldu, yazın tanıştığım arkadaşlarımla da birkaç yıl mektuplaştım, evde 100ün üzerinde mektubum olmalı.. duyguların dijital ortamda yeterince hissedilmediği bu yıllarda bence herkes hayatında en az bir kez birine mektup yazıp göndermeli.. O mektubun anlamı o kadar büyük ki..   Eşim  askerdeyken ondan bana mektup yazmasını istemiştim, yazmadı.. sonradan komutanların erlerin ailelerine zorla da olsa birkaç satırda olsa mektup yazdırdığını ve gönderdiklerini öğrenince çok üzülmüştüm.

Nereden nereye geldim.. Mektupla ilgili bir projem var eğer vakit bulup da hayata geçirebilirsem.. olursa zaten buradan da yazacağım. . Herkesin bir rengi var, ve o renkler kağıda bulaşmazsa yok olmaz mı duygularımız zamanla..

Sevdiğinin eli değmiş,kokusu sinmiş, belki bir damla çay damlamış, iki satır boşluk bırakmış sen doldur diye, çizgili kağıt koymuş altına ki yazısı kaymasın, en sevdiği şiiri sana saklamış, bir hikayeyi, bir masalı..

Ne olur bu yazıyı okuduktan sonra bir mektup yazın, ister eşinize ister en yakın arkadaşınıza, ister sevgilinize, isterseniz annenize babanıza.. Ne yazılır ki demeyin söyleyecek hiç bir şeyiniz yoksa birilerinin tam da sizin durumunuza uygun düşen bir şiiri bir cümlesi mutlaka vardır..
Posta kutusunda kendi adına yazılmış bir mektup görüp de mutlu olmayacak bir kişi dahi yoktur bence… Bırakın yazdığınız bir kaç satır birilerini mutlu etsin… O mutlu olunca siz de mutlu olursunuz..

O kadar konuşup benim göndermemem olur mu, ben de yazacağım ben de=)

Kendimi zamana çok da uyumlu hissetmediğim şu ana uygun bir şiirle elveda

NE İÇİNDEYİM ZAMANIN

Ne içindeyim zamanın,
Ne de büsbütün dışında;
Yekpare, geniş bir anın
Parçalanmaz akışında.

Bir garip rüya rengiyle
Uyuşmuş gibi her şekil,
Rüzgarda uçan tüy bile
Benim kadar hafif değil.

Başım sükutu öğüten
Uçsuz bucaksız değirmen;
İçim muradına ermiş
Abasız, postsuz bir derviş.

Kökü bende bir sarmaşık
Olmuş dünya sezmekteyim,
Mavi, masmavi bir ışık
Ortasında yüzmekteyim.

Ahmet Hamdi TANPINAR

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s