ÖZELEŞTİRİ

Bugün, şimdi şu anda kendime dürüst olacağım!

Sürekli bir şeyler yapmaya karar veriyorsun, ama sonuç olarak yaptığın, tamamlamak için başladığın işler ya yarım kalıyor ya da birini bitirmeden diğer işe koyulduğun için bitirmeye kendini zorlasan da mükemmelleşmiyor. Aslında çabanın bazı noktalarda mükemmeliyet olmadığını biliyorum, sadece ne kadar uğraşırsan uğraş ‘hah işte bu tam olmuş’ demeyeceksin çünkü sen bu değilsin, işte bu oldu, şimdi tamamlandım, artık bırakabilirim, biraz tembellik edebilirim dediğin anda aslında yaşamdan kopmuş olacaksın, yaşıyor gibi görünenlerden. Çünkü sen hiçbir zaman yaptıklarınla yetinmedin, her zaman kendin için daha fazlasını istedin. Keman çalmak istiyorum diye bin ısrar babana keman aldırdığın zaman babanın senin için kurduğu o cümleyi hiç unutmadın ki o zaman daha on üç yaşındaydın ‘yine bir heves tutuldun yakında bundan da sıkılırsın’ demişti ama sen gözlerinin içine bakıp dedin ki ”hayır! Görürsün bak asla sıkılmayacağım ve öğrenene kadar da bırakmayacağım!” Evet aradan yıllar geçti, profosyonel bir müzik eğitimi alma şansım olmadı ama kemanı hiç bırakmadım, Ömer Can’ın o ilk kitabını bitirmem yıllarımı almış olsa da evet bitirdim! 🙂 Artık ben çalarken kimse yanımdan uzaklaşmıyor :)) 

Üniversite yaz tatillerimde biraz para kazanmak biraz da ingilizcemi geliştirmek maksadıyla hep çalıştım ve rahatlıkla neredeyse anadilim gibi ingilizce konuşabilecek seviyeye geldim ama bu da yetmedi hala ingilizce çalışmaya devam, sırada TOEFL var;)

Şu an ki ve muhtemelen emekliliğe kadar sürecek olan ‘az şey’ yaptığım işime başlayana kadar pazarlamacılık kabiliyetimle az zamanda çok ve büyük işler başardım :))) Ama şu anda günde 8 saat masa başı bir işim var, istediğim iş miydi, evet! Mutlu muyum, evet her zaman kanaatkar oldum ve mutluyum ama bana yetiyor mu, cık cık yetmiyor!

Bir ara Fransızca’ya heves ettim, kendim çalıştım, çalıştım tam ne güzel gidiyordum seviye kitaplara geçecektim, bıraktım, o da yarım kaldı.. Devam etmiş olsaydım şu anda pek ala Fransızcam 2.yabancı dilim olabilirdi…

İlkokul 4’den beri günlük tutuyorum, yazmayı hep sevdim ve bir kitap yazma hayalim hep vardı.. Şimdiye kadar kaç farklı konulu kaç farklı kitaba başladım ve yarıda bıraktım sayısını bende unuttum.. Başladıklarımdan en azından birini devam ettirmiş olsaydım şimdi bir kitabım olurdu, belki herkes tarafından sevilmezdi, belki bu da ne deli saçması denirdi, belki şansım olurduda bir iki eleştirmen benim hiçbir şeye benzetemediğim o kitabıma postmodernizmin yeni temsilcisi falan derdi  🙂 Belki, belki, belki… Tamamlamadığım için hiçbirimiz bilemiyoruz, kim ne derdi, raflarda yerini alır mıydı? 

İlk kez yine ilkokul 4.sınıfta bisiklete binmeyi babam öğretmişti bana, hiç unutmam bisikletin arkasından tuttuğunu söyleyip hep kandırırdı beni, öylesine korkardım düşmekten ama düşsem de yine binerdim o bisiklete.. İşte çocukluğumun en çok bu yanını severdim, ve hepimiz çocuktuk ve hepimiz milyon kez de bisikletten düşsek eminim yine binmişizdir ayağımızı yerden kesen o velesbite 🙂 Şimdi öyle değiliz ama, şimdi hayalimizi anlattığımızda bırakın hayalimizi gerçekleştirmeye daha arkadaşımızın bir olumsuz yorumuyla pes ediyoruz. Hiç uğraşmadan, çabalamadan, hakikaten haklısın diyiveriyoruz. Oysa o bizim hayalimiz! Başkasının değil ya bizim! Kime ne!? Niye hiç denemeden bırakıveriyoruz ki? Bu cümleleri yazıyorum çünkü son iki senedir aslında evlendiğimden beri hayallerimi hep rafa kaldırdığımı fark ettim.. O hayalperestin dolabının rafları öyle doldu ki artık yeni hayallere yer yok.. Eskiden saçma sapan bir sürü hayal kurardım, kimini gerçekleştirirdim ama kimisi de yapılacaklar listesine girerdi. Ama şimdi gittikçe daha az hayal kurar oldum, hayal kurarken bile insan kendine yok ya, boşversene, zaten olmaz bu iş diyorsa kurduğun hayalin ne anlamı var? Biz buna büyümek mi diyoruz yoksa?

Kendime özeleştiri dedim, nerelere geldim, yine bir düzeltmesiz, ön izlemesiz yazı daha.. Zaten okuyanım da yok 🙂

 

Bu yazı bundan 10 yıl sonraki kendime ithafen yazılmıştır.

ASLA AMA ASLA HAYALLERİNDEN VAZGEÇME! Sen eskisi gibi yine aklına gelen saçma sapan şeyleri yap,  hayallerine set çeken insanlardan uzak dur, ya da durma! Sadece anlatma, her şeyi anlatma çünkü artık çevrendekilerin söylediklerini önemsemeyecek yaşta değilsin, kabul et sende biraz büyüdün. O yüzden anlatma ki o hayallerini sulamış ol, bakarsın o hayal bir tohum olur, toprağa düşer, seninle büyür…

Hiçbir zaman durma çünkü sen durursan ölürsün. Sen tv karşısında saatlerini harcayacak bir insan değilsin, hiç olmadın, hep bir koşuşturmaca içindeydin, hayatının şimdiki rahatlığı seni tembelliğe itmesin.

 

 

Reklamlar

12 Yorum (+add yours?)

  1. semaozciftci
    Haz 30, 2014 @ 19:03:57

    Hayat mükemmel değil ki biz insanlarda mükemmel olalım siz eğer mükemmel bir şey bırakmak istiyorsanız canla başla kendi karakterinizi ortaya koyarak bu işe başlamalısınız ve hoş geldiniz 🙂

    Cevapla

  2. Gökkuşağı
    Haz 30, 2014 @ 20:46:18

    Kim okumamış :)))

    Benimde hayalimde bir kitap yazmak var. Siz en azından başlamış bırakmışsınız birkaç kez, ben daha başlayamadım bile…:))) Umarım başarırız..

    Cevapla

  3. semaozciftci
    Tem 01, 2014 @ 18:19:00

    Hayat bir hayali kurup onu gerçekleştire bilmekse her zaman var olmalıyız 🙂

    Cevapla

  4. Elif Fevziye Çaltepe
    Tem 05, 2014 @ 13:13:04

    Sık sık ilgi alanı değişme konusunda kendimden çok şeyler buldum. Belki maymun iştahlı gibi sıfatlar takılsa da aslında bu huy o kadar da kötü değil. İnsanın ruhunu genç tutuyor gibi geliyor bana, sürekli yeni bir şeylere heyecanla yönelmek…

    Cevapla

    • muji
      Tem 05, 2014 @ 20:37:17

      Aynen katılıyorum ruhumuzu genç tutuyoruz.. hayata karşı her zaman merak içinde olmak lazım, kediler gibi mesela=) onlar sürekli bir keşif içindedirler ve o hallerini izlemek çok zevklidir bu ozellgimi seviyorum bende

      Cevapla

  5. Mucize
    Tem 08, 2014 @ 21:30:30

    Hayata keşfe gelmiyo muyuz zaten tek bişeye takılıp kalmak neden? Herşey ayrı bi tat veriyo hayatına acı da tatlı da.. Korkulara sarılıp vazgeçersek hayattan şekilsiz hamurlara döneriz gelen geçenin istediği şekle soktuğu.. Neden kendimizden bi musa heykeli yaratmayalım ki:))

    Cevapla

  6. semaozciftci
    Tem 12, 2014 @ 20:28:21

    yani kısacası hayatta maymun iştahlı olalım
    şuan düşünüyorum ki insanlardan öğrenecek çok şeyim var 🙂

    Cevapla

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Bu blogu takip etmek ve yeni gönderilerle ilgili bildirimleri e-postayla almak için e-posta adresinizi girin.

Diğer 260 takipçiye katılın

KATEGORİLER

%d blogcu bunu beğendi: