Karanlıktan Aydınlığa Bir Yolculuk 2

Oysa o benim sorumu duymamış gibi konuşmaya devam etmişti,

– ben buraya bir arkadaşımı görmeye gelmiştim ama maalesef görüşemeden geri dönmek zorunda kaldım, sanırım buralardanda çok sık araba geçmiyor.

– Evet maalesef öyle,bende yarım saattir bekliyorum, dedim; sanki yarım saattir ikimizde beklemiyormuşuz gibi. Kızın yanında neden saçmalıyordum bende bilmiyorum, belkide gizemli duruşundan ve kapşonun altına kendini saklamasındandır diye düşündüm. Benimle konuşmak istiyormuş gibiydi, sanki ona soru sormamı bekliyordu. Yüzünü göremediğimden yaşını bile tahmin edemiyordumki ona ne sorabilirdim. Bende:

– buralarda yenisiniz herhalde, diyerek saçma bir soruyla başladım sohbete. Sanki daha az önce arkadaşımı görmeye gelmiştim dediğini dinlememişim gibi. O da onu dinlemediğimi anlamış olacak ki, başını kaldırıp yüzüme baktı dikkatlice. Sanki ben olduğumdan emin olmak ister gibiydi, iyide beni tanımıyorduki, en azından ben öyle zannediyordum. Başını kaldırdığında bir saniyeliğinede olsa gözgöze geldik sanıyorum, hava aydınlık değildi ancak ağlamaktan şişmiş gözleri karanlıkta bile görülebiliyordu. Büyük gözleri vardı, yüzünde hiç makyaj yoktu,birkaç sivilce izi ve güneş lekeleri ile birazda hayatın izi okunuyordu yüzünde. Başındaki kapşondan saçlarını görememiştim ama bende bir merak uyandırdığı kesindi. Tam o sırada beklediğim araba geldi ve birden ayağa kalktım, gitmem lazım, sizinle konuşmak güzeldi, diyebildim sadece ve alelacele otobüse bindim. Arkamı döndüğümde ise orada yoktu. Nasıl olabilirdiki bu, daha az önce orada sakin sakin oturuyordu, benim arabaya bindiğimi görünce oda yalnız beklemekten korkup da hızla oradan uzaklaşmış olabilir miydi. kimbilir..

Eve geldiğim zaman bir türlü aklımdan çıkmıyordu kızcağız, neden ona kızcağız diyorumki! Kendime kızmıştım birden, sanki benim ağlamaktan hiç gözlerim şişmemişmiydi, kimbilir belki ailesiyle problemleri vardı, belki o akşam evden kaçmıştı, belki sevgilisiyle kavga etmişti belkide intiharı bile düşünüyor olabilirdi ve ben ona yardım etmemiştim. Ne yapabilirdimki, ne yapamazdım ki.. Belki kalacak bir yeri olup olmadığını sorabilirdim, ailesini, nerede oturduğunu sorabilirdim, sonuçta hemcinsim benim, onu korumam gerekirdi. Aramızdaki yaş farkını tam olarak kestiremesemde güçlü bir korumacılık duygusu hissetmiştim ona karşı. Başıımı yastığa koyduğumda ise pişmanlığım gitgide dahada artmıştı. Ne vardı sanki bir an olsun kendi problemlerimi unutup onu dinleseydim..

Bu şekilde düşünürken uykuya dalmışım. O kadar çok düşündümki o kızı, bundan olsa gerek, gece rüyama  girdi.

Reklamlar

8 Yorum (+add yours?)

  1. seydaa05
    Haz 27, 2014 @ 10:43:29

    Bunları sen mi yazıyorsun 🙂

    Cevapla

  2. ciems5
    Tem 07, 2014 @ 18:38:15

    Güzelmiş fakar bunun biri yok mu?

    Cevapla

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Bu blogu takip etmek ve yeni gönderilerle ilgili bildirimleri e-postayla almak için e-posta adresinizi girin.

Diğer 259 takipçiye katılın

KATEGORİLER

%d blogcu bunu beğendi: