KEDİDİR KEDİ

Bugün sabah işe giderken yine bir erkek kedinin dişi kediyi kovalamasını izledim. O kadar eğlenceli ki o hallerini gözlemlemek 🙂 Tabi dişi kediyi hiç düşünen yok demesin kimse, erkek kedi de bunu tamamen içgüdüsel olarak yapıyor. Onların cinselliği biz insanlarınki gibi değil. Ne yapsın hayvancağız.

Resim

Olay tam olarak şöyle gerçekleşti; tam iş yerime yaklaşmış ve bu sabahı da kazasız belasız atlattım çok şükür diyecektim ki, üstüme doğru dişi olduğu narinliğinden ve o küçük patilerinin güzelliğinden ve erkeğe oranla çok küçük olan kafasından anlaşılan bir kedi zıplamasın mı, kediseverler bilir ki sokak kedileri kolay kolay kendilerini sevdirmezler, siz inadına sevmek istedikçe de kaçarlar, önlerine bıraktığınız bir konserve yaş mamanın dayanılmaz kokusu bile insanoğlunu devasa bir yaratık (muhtemelen çoğu öyle) olarak görmekten onları vazgeçiremez. Son zamanlarda gündeme gelen kedi işkence vakalarından sonra öyle de görsünler zaten! Nefret ediyorum bunu o masum canlara yapan insan kılığına girmiş müsvettelerden! Resmen kucağıma doğru zıpladı kedi, sağ elimde daha dün internetten alıp kullanmaya kıyamadığım xxxx marka çantam, bir yandan onu yere bırakmak istemiyorum diğer yandan kollarımda tir tir titreyen 6-7 aylık civarında olduğunu tahmin ettiğim alaca sarılı bir tekir. Tırnakları o kadar keskin ki düşmemek için canımı yakıyor ama o bunun farkında bile olmadığından kızamıyorum ona ve sımsıkı sarılıyorum, içimden ‘o erkek kedi sana hiçbir şey yapamayacak korkma sarışın diyorum’ hahaha :)) Sarışın da bu kediye tam uyuyor gerçekten, bu arada peşinden onu kovalayan mahallenin muhtarı ‘Bay Testesteron’ (bu isimde bu kediye gitti) öfke-korku karışımı bir duyguyla gözlerini kucağımdaki sarışına dikmiş bakıyordu. Bense ne yapacağımı şaşırmıştım, elimde gittikçe ağırlaşan sıfır km çantam, kucağımda hayvanlar alemi içerisinde en sevdiğim sevimli sarışın ve çaprazımdaki arabanın altına girmiş, tekerleğin arasından kucağımdaki sarışını süzen Bay Testesteron. Neyseki kedilerde intikam duygusu denen bir şey yok, çünkü eğer olsaydı o kedi mutlaka beni bulur, intakamını alırdı, öyle olmayacak olsa bile ben bu düşünceyle bir daha işe aynı sokaktan gidemezdim. Neyse gelelim hikayenin finaline, her zamanki gibi uzatıyorsun diyeceksin syn Reader, kucağımda sarışınla birlikte işe gitmek istedim, hatta o şarışın ufaklığı alıp evime götürmek, onunla yemeğimi paylaşmak istedim ama kediler işte. Nankör diyecek bunu okurken kedileri sevmeyenler, hayır asla! Ben hiçbir zaman kedilerin nankör olduğunu düşünmedim! Onlar yaratılışları gereği, doğaları neyse o şekilde davranıyorlar, kucağımda sarışınla birkaç adım atmıştım ki, zıpladı kaçtı. Bense o birkaç adımda neler düşünmüş, neler hayal etmiştim. Çok sevdiğim ve öldüğünden beri (tam 8 ay 16 gün önce ) hiç aklımdan çıkmayan kedim Kurin yerine koyabilirim belkide onu dedim, Yemeğimizi paylaşır, uykuda birbirimize sarılırdık mesela, ben tv izlerken o benim henüz bitirmediğim tabağıma sulanırdı, ben onu tam tabağımda yarım kalmış yemeği yerken görüp yakalar ve tatlı tatlı kızardım, o isebenim bu tatlı kızışlarımı bildiğinden başta umursamaz, ancak kafasına inen hafif terlik darbesiyle işte şimdi gerçekten kızgın an’ımı anlardı. Sabahları beni mutlaka tam ezan okunduğu sırada sabah namazına kaldırır, peşinden abdest almam için banyoya kadar sürükler ardından abdest almamı lavabonun yanında bekler abdestimi bitirip ben namaz kılarken seccadenin köşesinde uslu uslu oturur ben namazımı kılmayı bitirince de hemen meyaaowww meyaaaow lamaya başlardı, o bilirdi, nasıl bir kediydi ki o, benim canım ne zaman sıkkın bilirdi, her zaman beni kapıda karşılardı, büyüdükçe birlikte uyumayı sevmez olmuştu, yatağımın hemen yanında duran gardrobumun raylı kapısını zorlar, itip açar ve havluları koyduğum en rahat kısmına yerleşirdi. Tam 3.kattaydı ve bana göre de yatılabilecek en güzel yer aslında tam orasıydı. Kurin öyle bir kediydi ki, hem rahatına düşkün, hem düşünceli, hem duyarlı, kimi zaman kindar ama her zaman bağışlayıcı. Ne çok sevdim ben seni be oğlum. Güzel maskeli yeşil gözlerini yüreğime gömdüğüm… Küçük patilerini zihnime kazıdığım. İşte sarışınla da böyle bir hikayemiz olur belki sanmıştım, ama bizim sarışın o azgın tekiri bırakıp başka bir Bay Testesteron’la muhtemelen yaşayacağı diğer mehtaplı geceler için beni bıraktı gitti. Oysa ne huzurluyduk biz, o kucağımda bana sığınmışken bende onu eve götürüp karnını doyurmayı, tv izlerken kucaüımda mırırıldamasını hayal etmiştim.

Bu sabahın hikayesinden çıkarılacak sonuç sevgili Muji, bu kadar hayalperest olma!

 

Resim

 

Resim

 

Resim

 

Resim

Resim

 

 

Reklamlar

3 comments

  1. Merhaba, benim kedim de Kurin. Onunla Ankaradaki kedi hastanesinde tanistim, daha sonra memleketime – Cek cumhuriyetine götürdüm. “Kurin” ne demek? hic anlami bulamadim. siz biliyor musunuz?

    • Kurin’in anlamını bende bilmiyorum ama Şeker Kız Candy adında bi japon anime cizgifilmi vardı orda Candy’nin evcillestirdigi rakunu vardı ve adı Kurin’di bende o yüzden Kurin koymuştum kedimin adını =)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s